YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13678
KARAR NO : 2023/851
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2538 E., 2022/2884 K.
DAVA TARİHİ : 07.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/596 E., 2022/172 K.
Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 217 Ada 3 No’lu parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, bu taşınmaz yönünden davacı hakkında para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, 9418 Ada 5 No’lu parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın esastan reddine, bu taşınmaz yönünden şikayetçinin satış tutarının %10’u olan 181.000,00 TL para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 217 Ada 3 No’lu parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, bu taşınmaz yönünden davacı hakkında para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, 9418 Ada 5 No’lu parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın esastan REDDİNE, bu taşınmaz yönünden şikayetçinin ihale bedelinin %5 ‘i olan 90.500,00 TL para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 14.07.2020 tarihinde iflasına karar verildiğini, satış ilanının iflas tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü … 1. İflas Müdürlüğü 2020/12 iflas dosyasına tebliğ edildiğini, fakat müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, diğer tebligatın da borçlu şirket vekili sıfatıyla Av. …’e tebliğ edildiğini, bu vekilin vekillik sıfatının iflas kararı ile yasal olarak sona erdiğini, 27.01.2021 tarihi itibariyle dava ve icra takip dosyalarını takip etmek üzere İflas Müdürlüğünce iflas masası adına yetkili kılındığını, satış ilanının dosya alacaklılarının tümüne tebliğ edilmediğini, satış ilanı ve şartnamede KDV oranının hatalı olarak %18 olarak belirtildiğini, her iki taşınmazın da KDV’den muaf olduğunu, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın önemli özellik ve niteliklerinin gerçekte olduğu şekliyle belirtilmediğini iddia ederek iki adet taşınmazın ihalelerinin feshine karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Borçlu vekiline 27.01.2021 tarihinde dava takip dosyalarını ve icra takip dosyalarını müflis şirketi temsilen iflas masası adına temsil yetkisi verildiğini, temsil yetkisinin devam ettiğini, kıymet takdirine borçlu adına itiraz eden vekile satış ilanının tebliğ edilmiş olmasında usule aykırılık olmadığını, şartnamedeki KDV oranının doğru olduğunu, 217 Ada 3 parselin ihalesinde zarar unsuru olmadığını, borçlunun hukuki yararı bulunmadığını iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etti.
Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; … İli, Sarıçam ilçesi, Menekşe Mahallesi, 217 ada, 3 nolu parselin muhammen bedelinin 2.720.630,00 TL olup, taşınmazın, 2.751.000,00 TL’sine satıldığını, zarar unsurunun gerçekleşmediğini, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı olmadığını iddia ederek şikayetin reddine karar verilmesini talep etti.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi şirketin14.07.2020 tarihli kararla iflasına karar verildiğini, satış ilanının iflas müdürlüğüne ve kıymet takdirine itiraz eden borçlu vekiline usule uygun olarak tebliğ edildiği, ihaleye hazırlık aşamasındaki işlemlerde usulsüzlükler bulunduğuna, KDV oranının satış ilanında yanlış gösterilmesi, taşınmazların önemli vasıf ve mahiyetlerinin satış ilanında gösterilmemesine yönelik itirazların İİK’nın 16/1.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılması gerektiği, atış ilanının iflas idaresine ve müflis şirket vekiline tebliğ edildiği, ve davacı şirketin tebliğ tarihinde ihaleye hazırlık işlemlerini öğrendiği kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, 217 Ada 3 No’lu parsel sayılı taşınmazın muhammen bedelinin 2.720.637,00 TL, ihale bedelinin 2.751.000,00 TL olduğu, şikayetçinin bu taşınmaz yönünden ihalenin feshini istemekte menfaati olmadığı gerekçesiyle 217 Ada 3 No’lu parsel sayılı taşınmaz yönünden şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, bu taşınmaz yönünden davacı hakkında para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, 9418 Ada 5 No’lu parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın esastan reddine, bu taşınmaz yönünden şikayetçinin satış tutarının %10’u olan 181.000,00 TL para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrarlayarak, satış ilanının müvekkiline tebliğ edilmediğini, satış ilanının dosya alacaklılarının tümüne de yapılmamış olup, diğer ilgililere yapılan satış ilanının da usulsüz olduğunu, satış ilanı ve şartnamede KDV oranının hatalı olarak %18 olarak belirtildiğini, her iki taşınmazın da KDV’den muaf olduğunu, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın önemli özellik ve niteliklerinin gerçekte olduğu şekliyle belirtilmediğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 217 Ada 3 No’lu Parsel sayılı taşınmazın ihale bedelinin 2.751.000,00 TL olduğu, muhammen bedelinin ise 2.720.637,00 TL olarak belirlendiği, ihaleye fesat karıştırıldığına ilişkin de bir iddianın bulunmadığı anlaşıldığından davacının İİK’nın 134/8 maddesi gereğince ihalenin feshini istemekte menfaati olmadığından şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi ve davanın esasına girilmediğinden para cezası tayin edilmemesi isabetli olduğu, 9418 Ada 5 No’lu Parsel sayılı taşınmaz bakımından; borçlu şirketin 14.07.2020 günü itibariyle iflasına karar verildiği, satış ilanı ve kıymet takdiri tebligatlarının borçlu yerine iflas idaresine (oluşmadıysa iflas müdürüne) yapılması gerektiği, borçluya bu tebligatların yapılmasının zorunlu olmadığı, satış ilanının borçlu vekiline tebliğ edildiği, borçlunun satışa hazırlık işlemlerine yönelik yasal yedi günlük sürede şikayette bulunmadığı, kamu düzenine de aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 217 Ada 3 No’lu parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine, bu taşınmaz yönünden davacı hakkında para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, 9418 Ada 5 No’lu parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın esastan REDDİNE, bu taşınmaz yönünden şikayetçinin ihale bedelinin %5 ‘i olan 90.500,00 TL para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili temyiz dilekçesinde;Şikayet dilekçesini tekrarlayarak, satış ilanının müvekkiline tebliğ edilmediğini, satış ilanının dosya alacaklılarının tümüne de yapılmamış olup, diğer ilgililere yapılan satış ilanının da usulsüz olduğunu, satış ilanı ve şartnamede KDV oranının hatalı olarak %18 olarak belirtildiğini, her iki taşınmazın da KDV’den muaf olduğunu, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın önemli özellik ve niteliklerinin gerçekte olduğu şekliyle belirtilmediğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etti.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 134 sayılı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.