YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12944
KARAR NO : 2023/742
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2929 E., 2022/2159 K.
DAVA TARİHİ : 10. 09.2020
HÜKÜM/KARAR : Kabul /İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/468 E., 2021/380 K.
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile ihale bedelinin %10’u oranında davacı aleyhine para cezasına ilişkin karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı-ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; sair nedenlerle birlikte ihale tarihi itibariyle kıymet takdirinin üzerinden 2 yıllık sürenin geçtiğini ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı – ihale alıcısı vekili cevap beyanında; ihalenin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıymet taktirinin 20/06/2018 tarihinde yapıldığı, borçlunun kıymet taktirine itirazı üzerine mahkemece keşif gideri yatırılmadığından kıymet taktirine itirazın kesin olarak reddedildiği, kıymet taktirinin bu şekilde kesinleştiği, taşınmaz ile ilgili önce 31.01.2020 tarihinde satış kararının alındığı, 1. Satış günün 13.04.2020 olarak belirlendiği, gazete ilanının 04/03/2020 tarihinde yapıldığı, ancak ülkede yaşanan pandemi sürecinde 26.03.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7226 sayılı kanun uyarınca satışın düşürüldüğü, daha sonra icra müdürlüğünce taşınmaza ilişkin 06.07.2020 tarihinde satış kararı alındığı, satış ilanının elektronik ortamda yapıldığı, alınan karar gereği ayrıca divanhanede askıya çıkartıldığı, borçluya satış ilanının 22.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, taşınmazın 2. Satış günü olan 04.09.2020 tarihinde 126.220 TL bedelle alacağa mahsuben alacaklıya ihale edildiği, 7226 sayılı yasanın geçici 1. maddesinde sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, kıymet taktirinin 20.06.2018 tarihinde yapıldığı, 2 yıllık sürenin 13.03.2020 tarihinde durduğu ve 15.06.2020 tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başladığı, böylece satışın süresinde yapıldığı, ayrıca satış bedelinin İİK 129. Maddesindeki düzenlemeye uygun olduğu, ileri sürülen fesih sebeplerinin yerinde olmadığı, ihalenin satışa hazırlık aşamasında ve satış aşamasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine, borçlunun ihale bedelinin %10’u olan 12.620 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; satışın durdurulması ve yeniden kıymet takdiri yapılmasına ilişkin şikayetlerinin mahkemelerce reddinin hatalı olduğunu, ihalenin usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 7226 sayılı Kanunla getirilen durma sürelerinin, İİK’nun 128/a-2. maddesinde düzenlenen 2 yıllık süreyi kapsamadığının, aksi yorumun maddenin konuluş amacına aykırı düşeceğinin kabulü gerektiği İİK’nın anılan hükmünde güdülen amacın kesinleşen kıymet takdirinden sonra 2 yılın geçmesi halinde yeniden kıymet takdiri yapılması zorunluluğuna ilişkin olduğ, kaldı ki; anılan maddenin Yargıtay içtihatları ile taşınır satışlarında da uygulandığı düşünüldüğünde; pandemi sürecinde ülkemizdeki taşınır ve taşınmaz değerlerinde oluşan büyük artışlar nazara alındığında, kanunda düzenlenen 2 yıllık azami sürenin üzerine durma sürelerinin de eklenmesi ile daha da uzayacak sürenin, taşınmazın gerçek değerinden satılmasına engel olacağı ve tarafların hak kaybına uğramalarına neden olacağı, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 06.06.2018 tarihinde yaptırıldığı, iki yıllık sürenin başlangıcı olan 06.06.2018’den satış tarihi olan 04.09.2020 tarihine kadar İİK’nun 128/a-2. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin geçtiği gerekçesi ile borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı-ihale alıcısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı-ihale alıcısı vekili temyiz dilekçesinde; pandemi nedeniyle çıkarılan 7226 sayılı yasadaki durma sürelerinin İİK 128/a maddesinde yer alan 2 yıllık süreyi de kapsadığını, anılan yasa ile satış gününün durdurulması sağlanırken kıymet takdirine esas alınan sürenin durmayacağının kabulünün çelişkili olduğunu, anılan süre sona ermesine rağmen ihale günü verilerek ihalenin gerçekleştirilmesinin icra müdürlüğünün kusuru olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 128/a, 134 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.