YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33153
KARAR NO : 2023/11078
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin 1 inci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 304 gün adli para cezası karşılığı 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği suç işleme kastının bulunmadığı, katılanın davranışları sonucu şikayet ettiği gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ve resen tespit edilecek nedenlere ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın Kaymakamlık Makamına verdiği dilekçede yer alan ”… yüzü öyle korkunç ve iğrenç bir hal almıştı ki … ” ve ‘ …Elinde molotof olan birisi insanlara işkence ettiği için ne kadar terörist ise, eline devletin gücünü alıp onu kendi egoları doğrultusunda vatandaşa manevi işkence aracı yapan bu zatta bir manevi terörist değil midir. … halkını bu teröristten korumanızı talep ediyorum… ” şeklindeki cümlelerin hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, tanık beyanları ve dilekçe içerikleri gözetildiğinde sanığın başkaca temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın şikayet dilekçesinde yer alan suça konu sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri ve şikayet hakkı kapsamında kaldığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi ,
B. Kabule göre;
1.Sanığın aşamalardaki savunması, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinde düzenlenen tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2.Hükümden sonra 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.