Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31146 E. 2023/10840 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31146
KARAR NO : 2023/10840
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan ise aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın isnat edilen suçları işlediğinin sabit olmadığına, şüpheli aleyhine delil bulunmadığına, tanıkların ilk ve sonraki ifadeleri arasında çelişki bulunduğuna ve baskı altında beyanda bulunduklarına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, katılanların beyanları, tanık anlatımları, 01.05.2015 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanık …’ün olay tarihinde … D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, ceza infaz kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan katılanlar … ve …’un da olay akşamı nöbetçi oldukları, saat 22:30 sıralarında görevli jandarmanın infaz kurumunun çatısında mahkum gördüklerini belirtmeleri üzerine tüm bloklarda sayım yapılmaya başlandığı, katılan …’un da görevli olduğu zemin A-B bloklarında sayım yapmaya başladığı, bu sırada sanığın bulunduğu odanın butonunun yandığı ve katılan …’in sanık …’ın bulunduğu odaya gittiği, sanığın katılana neden camdan baktın diye sorduğu, katılanın sayım yapılıyor diyerek ayrıldığı, bir süre sonra aynı odanın butonunun yandığını gören katılan …’un diğer katılan … ile birlikte tekrar gittikleri, sanığa neden butona bastığını sorduklarında sanığın katılanlara hitaben “ Siz kimsiniz de beni kontrol ediyorsunuz, sizin beni kontrol etmeye hakkınız yok, sayım da yapamazsınız”, diyerek katılanları küçük düşürücü sözler söylediği, katılanların sanığı uyarmalarına rağmen sanığın sözlerine devam ettiği ve “ O zaman ben çıplak olayım, siz de gelin benim yarağımı görün, lazımsa yarağımı size vereyim, yarağımı da sayın, amiriniz gelsin isterse, sıkıysa açın kapıyı da sizi yere sereyim, erkekseniz açın kapıyı” diyerek katılanlara yönelik hakaret ve tehdit içerikli sözler söylediği, bu suretle sanığın katılanlara yönelik zincirleme şekilde kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret ve zincirleme şekilde tehdit suçlarını işlediği anlaşıldığından bu suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar sanık ile olay tarihinde aynı odada kalan tanıklar disiplin soruşturması sırasında alınan ifadelerinde sanığın hakaret ve tehdit içerikli sözler söylemediği yönünde beyanda bulunmuş iseler de aynı odada kaldıkları sanık tarafından kendilerine zarar verilebileceği hususunda duydukları manevi baskı altında olduğu değerlendirilen bu beyanlara itibar edilmemiş, sanığa iftira atmaları için herhangi bir neden bulunmayan katılanların gerek aşamalarda gerekse birbirleri arasında uyumlu olan beyanlarına itibar edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık … ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.