YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31154
KARAR NO : 2023/10835
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece, sanık hakkında,
1. Müştekiler …, … ve …’ya karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Görevli polis memurlarına karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, tehdit suçu yönünden; “Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 üncü maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/1 inci maddesi uyarınca açılan davanın mağdurunun …, … ve … olduğu, somut olayda birlikte işlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunun mağduru ile tehdit suçunun mağdurunun farklı olması nedeniyle anılan Kanun hükümleri ile değişik Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3 üncü maddesinin artık uygulama alanı bulmayacağı ve suç tarihinde sanığın …, … ve …’ ye yönelik 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 inci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253/1 inci madde hükmü uyarınca, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35 inci maddesiyle değişik Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254 üncü maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçlamaların beyana dayalı olduğuna ve ceza verilmesini gerektirir delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Sanık …’in müştekiler …, … ve …’ya yönelik sair tehdit suçu yönünden Değerlendirme ve Kabul: Sanık …’un şikayetçilere “Girin içeri, beni kızdırmayın, gelir evi basarım, başınıza geçiririm o evi” dediği, bu durumun sanığa asılsız isnatta bulunması için sebep olmayan müştekilerin birbirini doğrular nitelikteki beyanları ile sabit olduğu, sanığın savunmasının ise kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmakla, sanığın eylemine uyan alenen sair tehdit suçundan tercihen hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasından arttırım yapılmasına, sanığın suç işleme eğilimi ve sabıkalı geçmişi nedeniyle lehine takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına, sanığın suç işleme eğilimi nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaatin oluşmaması nazara alınarak, lehine, cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine, ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına takdiren ve kanunen yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık …’in görevli polis memurlarına yönelik görevli memura direnme suçu yönünden Değerlendirme ve Kabul: Polis memurlarının şikayetçiler ve sanık …’ı araca bindirdikleri, …’un ve yanındaki bayan şahsın karakola gelmeyeceğiz diyerek eve girdikleri, ellerine aldıkları bıçak ve satırlarla dışarı çıkıp “Gücünüz yetiyorsa gelin alın” diyerek polisleri tehdit ettikten sonra tekrar içeri girdikleri ve evin arka balkonundan kaçtıkları, bu durumun polis tutanağı içeriği ve polislerin beyanları ile sabit olduğu, sanığın savunmasının ise kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmakla, sanığın eylemine uyan görevli memura direnme suçundan alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın suçu birden fazla kişiyle ve silahla işlediğinden 5237 sayılı Kanun’un 265/3-4 üncü maddesi uyarınca cezasından arttırım yapılmasına, sanığın suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasından arttırım yapılmasına, sanığın suç işleme eğilimi ve sabıkalı geçmişi nedeniyle lehine takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına, sanığın suç işleme eğilimi nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaatin oluşmaması nazara alınarak, lehine, cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine, ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına takdiren ve kanunen yer olmadığına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinin 19.06.2010 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık …’in temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.