YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11485
KARAR NO : 2022/10320
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin04.10.2016 tarih ve 2015/172 – 2016/240 sayılı kararı
Suç :1- Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsızkatılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama
2- Görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm : 1- Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçu bakımından;
a-2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun; 32/1, TCK 53 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (Sanıklar …, …, …, …, …,
b-2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun; 32/1, TCK 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi(…)
c-2911 sayılı Kanunun 32/1, TCK’nın 53, 63 CMK 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (Sanıklar …, …, …)
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından; 2911 sayılı Kanunun 32/2 maddesi yollamasıyla TCK’nın 265/1, 265/4, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (…)
Temyiz edenler :Sanıklar müdafileri, sanıklar …,
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm ayrı temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar müdafileri …’ın duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanıklar …, … hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan verilen kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesi tarafından 04.10.2016 tarihli kararla sanıklar hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiği, söz konusu suç bakımından kararın istinafa konu edilmediği ve dolayısıyla temyiz incelemesi de yapılamayacağı ve sanıklar müdafilerine temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin CMK’nın 298/1 maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar …, … ve … hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan verilen kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ” ilişkin kararın temyiz kabiliyeti olmayıp, 5728 sayılı Kanun’un geçici 1 ve 5275 sayılı Kanun’un 101. maddeleri gereğince itiraz yolu açık bulunduğundan, talep CMK’nın 264. maddesi hükmü karşısında itiraz olarak kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİ,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
III-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan verilen mahkumiyet kararlarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
T.C. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih. 2014/140 Eas 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda, TCK’nın 53 maddesinin uygulamasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni olarak ileri sürülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
IV-Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 286/3-c maddesi gereğince, 2911 sayılı Kanunun 32/2. maddesi atfı ile 5237 sayılı TCK’nın 265. maddesi uyarınca verilen görevli memura direnme suçunun da temyiz yasa yoluna açık hale getirildiği gözetilerek, tebliğnamedeki görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden red isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Olay tutanakları, görüntü teşhis ve tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamından; sanığın güvenlik güçlerinin kalkanlarına saldıran grupla birlikte hareket ettiği ve polis kalkanlarına elleri ile vurduğu tespit edildiği halde , gerekçeli kararda “…’ın polise taş atarken çekilmiş fotoğraflarının bulunması nedeniyle bu sanık yönünden eylemin sübuta erdiği” şeklinde dosya kapsamı ile uyumlu olmayan kabule yer verilmesi suretiyle çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 26.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.