YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8234
KARAR NO : 2023/568
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2021 tarihli ve 2021/247 Esas, 2021/326 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/144 Esas, 2022/694 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ile sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Eksik incelemeye,
2. Suçun tasarlanarak işlendiğine,
3. Takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri;
1. Eksik incelemeye,
2. Öldürme kastı ile hareket etmediğine bu nedenle suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasından sorumlu tutulabileceğine,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’nın, maktul …’nin baldızı ile nişanlı iken nişanın bozulduğu, maktulün arkasından olumsuz konuşması nedeniyle nişanın bozulduğunu düşünen sanığın bu durumdan maktulü sorumlu tuttuğu, olay günü suçta kullandığı pompalı av tüfeğini bir bebek arabasına koyarak birkaç sokak bu şekilde ilerlediği, daha sonra tüfeği eline alarak maktulün çalıştığı iş yerine geldiği, iş yerinin ikinci katında bulunan maktulün yanına çıktığı, odanın kapısına tekme atarak içeri girdiği ve hiçbir şey demeden maktulün kasık bölgesini hedef alarak bir el ateş ettiği, maktulün sol uyluk kısmında toplu saçma girişi meydana geldiği, sanığın eylemine son verip silahı ile birlikte iş yerinden ayrıldığı ve teslim olduğu, maktulün yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen olaydan iki gün sonra hayatını kaybettiği, sanığın eylemi ile maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda av tüfeği ile maktule bir el ateş ettiğini ikrar ettiği, ancak öldürme kastının bulunmadığını savunduğu belirlenmiştir.
3. Olaya ilişkin bilgisine başvurulan kişilerin beyanlarının dava dosyasında mevcut olduğu görülmüştür.
4. Olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları ve görüntü çözümleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Maktul hakkında tanzim olunan, 31.01.2021 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre;
“Maktulün ateşli silah (av tüfeği) yaralanmasına bağlı büyük damar (sol femoral arter) yaralanması, dış kanama, kemik kırığı (femur kemiğinde kırık) ve bunlara bağlı gelişen komplikasyonlar (akut böbrek yetmezliği, hipotansiyon ve cruris kompartman vb) nedenlerle öldüğü,” tespit edilmiştir.
6. İstanbul Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 31.05.2021 tarihli raporun sonuç kısmında;
“- Otopsisinde kişinin vücudunda 1 (bir) adet atışla husulü mümkün av tüfeği saçma taneleri yaralanması tespit edilmiş olup trajesi boyunca oluşturduğu harabiyetler dikkate alındığında; av tüfeği saçma taneleri yaralanmasının tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olduğu,
– Adlî dosyada kayıtlı belgelerde; Kişinin 29.01.2021 tarihinde av tüfeği saçma taneleri yaralanması nedeniyle hastaneye götürüldüğü, yapılan muayenesinde sol uyluk ön yüzde 5×7 cm’lik av tüfeği toplu giriş yarası, sol uyluk arka yüzde çıkış yarası olduğu, çekilen radyografisinde sol femurda kırık tespit edildiği, yapılan anjiografisinde sol femoral arterde av tüfeği saçma taneleri geçişine bağlı kopma tanısıyla hastaneye yatırıldığı, kısa süre içinde solunum ve dolaşım durduğu, yeniden canlandırma işlemi uygulandığı, cevap alındığı, ortopedi ve kalp damar cerrahisi tarafından ameliyat edildiği, tedaviye rağmen sağlık durumunda iyileşme olmadığı, 31.01.2021 tarihinde öldüğü kayıtlı olduğu, iç organlarda tespit edilen makroskopik bulgular ile iç organların histopatolojik tetkikinde elde edilen bulgular ve ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde;
– Kişinin ölümünün av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı femur kırığı ile birlikte büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama ve komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu,
– Tıbbî belgeler ve otopsisinde tespit edilen bulgular dikkatte alındığında; av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yaralanmasının tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olduğu, yaralanma ile ölümü arasında illiyet bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur.”
Şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme Yönünden
Sanığın kısmi ikrarı, görüntü çözümleme tutanağı, bilgi sahibi olan kişilerin beyanları, sanığın eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğuna dair adlî rapor içeriği karşısında, eksik incelemenin söz konusu olmadığı, dosyada mevcut deliller ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç Vasfı Yönünden
Dairemizin yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere; av tüfeği ile yakın mesafeden bacağa yönelik yapılan atışlarda, toplu saçma girişi ile geniş doku ve kemik defekti (eksikliği, kaybı) yanında ana damar ve sinir paketinin tamamen parçalanıp ani ve bol miktarda kan kaybı sonucu kısa sürede ölümün meydana geldiğinin bilinen veya bilinmesi gereken bir durum olması nedeniyle; somut olayda av tüfeğiyle yakın mesafeden atış yapılması halinde muhakkak olan ölüm neticesinin gerçekleşebileceğinin sanık tarafından bilinmesinin gerektiği, nitekim maktulün ateşli silah (av tüfeği) yaralanmasına bağlı büyük damar (sol femoral arter) yaralanması, dış kanama, kemik kırığı (femur kemiğinde kırık) ve bunlara bağlı gelişen komplikasyonlar (akut böbrek yetmezliği, hipotansiyon ve cruris kompartman vb) nedenlerle yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği anlaşılmakla; kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış mesafesi, meydana gelen yaralanmaların niteliği de gözetilerek sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Tasarlama Yönünden
Sanığın, maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanığın komşularının tedirgin olmaması için apartman girişinde gördüğü bebek arabasına tüfeği sakladığı ve biraz uzaklaştıktan sonra tüfeği eline aldığına dair savunmasının iş yerine ait kamera kayıtları ile de doğrulandığı, eylemin tasarlandığına dair delilin bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın, maktul …’nin baldızı ile nişanlı iken nişanın bozulduğu, maktulün arkasından olumsuz konuşması nedeniyle nişanın bozulduğunu düşünen sanığın bu durumdan maktulü sorumlu tuttuğu ancak, maktulün sanık hakkında asılsız söylemlerde bulunarak nişanın bozulmasına neden
olduğuna dair dosya kapsamında delilin bulunmadığı, kovuşturma aşamasında dinlenen taraf ve tanık beyanlarının da sanık savunmasını doğrulamadığı, sanığın eylemini kendisine yönelmiş haksız bir eyleme karşı işlediğine dair somut bir delilin bulunmaması karşısında, sanık hakkında haksız tahrik indiriminin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Takdîri İndirim Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının, hükmü veren Mahkemenin takdirinde olduğu, Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, “Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri takdiri indirim nedeni kabul edilerek…” şeklindeki gerekçeyle takdîri indirim sebebinin uygulanmasına karar verildiği, sanığın olaydan sonra suçta kullandığı silah ile birlikte kolluğa teslim olduğu, yargılama sırasında olumsuz bir davranışının duruşma tutanaklarına yansımadığı, pişmanlığını dile getirdiği, Mahkemenin takdir yetkisinin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/144 Esas, 2022/694 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.