Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/3718 E. 2008/6816 K. 09.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3718
KARAR NO : 2008/6816
KARAR TARİHİ : 09.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … vekili ve … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu olan, üzerinde kat irtifakı kurulan yapının bağımsız bölümleridir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 46.maddesinin son fıkrası (Anagayrimenkulün arsası ile birlikte kamulaştırılması halinde her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli, bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de gözönünde tutularak ayrı ayrı takdir olunur) hükmünü koymuştur. Böyle olunca, ana yapının arsasına 4650 Sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Yasanın 11.maddesinin birinci fıkrasının g bendi gözönünde tutularak kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal arsa satışlarına göre; yapılara da aynı maddenin h bendi gereğince Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayınlanmış, dava tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını gösteren listelerine göre (yıpranma payı da düşülerek) değer verilip, ayrıca bedelin tesbitinde etkili olacak diğer ölçüler de dikkate alınarak kamulaştırma karşılığının yasal biçimde belirlenmesi gerekir.
Buna göre, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda arsa ile ana yapının (ortak yerleri içerir biçimde) değerleri hesaplandıktan sonra, arsa payına düşen miktarına göre bağımsız bölümün karşılığı bedel tesbit edilir. Şayet o bağımsız bölümün yapısında değeri etkileyecek özellik ve nitelikte diğer bağımsız bölümlerden farklı ilaveler varsa bunlar da gözönünde tutulmak gerektiği düşünülmeden bilirkişi kurullarınca taşınmazın zeminine ayrı, bağımsız bölümlerin yüzölçümlerine göre ayrı değer biçilmesi;
2-Hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın somut emsal olarak alınan 9125 ada 17 parsel sayılı taşınmazla karşılaştırılması sonucunda; emsalden üç kat değerli olduğu kabul edilmiş ve bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı yasa ile değişik 11. maddesinin (d) bendi gereğince emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Bu itibarla dava konusu taşınmazın ve emsalin vergi değerine esas tutulan asgari m2 değerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Dosyaya getirtilen kayıtlara göre; dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas asgari m2 değeri 225,00 YTL, emsal alınan 17 parsel numaralı taşınmazın asgari m2 değeri ise 538, 20 YTL’dir. Bu durumda dava konusu taşınmazın değerinin en fazla emsal taşınmazın değeri kadar olabileceği gözetilmeden vergi değerlerine ters düşecek şekilde dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu kabul eden bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece açıklanan hususlarda bozma nedenlerini karşılar biçimde ek raporlar alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 9.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.