YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6094
KARAR NO : 2023/1831
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gelibolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2014 tarihli ve 2013/1891 Soruşturma, 2014/328 Esas, 2014/122 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/175 Esas, 2015/567 sayılı Kararı ile sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereği 150 gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar … ve … müdafii, sanıkların olayda kusurlarının ve kastlarının bulunmadığını, suçun unsurlarının oluşmadığını, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
2. Sanık …, görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığını, kamu zararının bulunmadığını, kararda kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmadığı yazılmış ise de sabıkasız olduğunu, zararın ne şekilde gerçekleştiğinin karar yerinde açıklanmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar …, … ve …’un … Belediye Başkanlığında görevli fen memuru oldukları, … ilçesi … mahallesi 625 ada, 22 parsel sayılı yerde bulunan … apartmanı isimli binanın projeye göre eksiklikleri tamamlanmadığı ve projeye aykırı yapıldığı halde yapı kullanma izin belgesi verdiklerinden haklarında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları talep edilmiş, Mahkemece, sanıkların, binanın eksiklikleri giderilmeden ve yapılar yeterince kontrol edilmeden yapı kullanma izin belgesini tanzim etmek suretiyle katılanın mağduriyetine sebebiyet verdikleri ve atılı görevi ihmal suçunu işledikleri sabit görülerek 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tebliğnamede adına yer verilen sanık … hakkında bir temyizin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar … ve … müdafii ile sanık …’in diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükmün gerekçe kısmında sanıkların görevi ihmal suçunu işledikleri belirtildiği halde, hüküm fıkrasında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkaları ve tutanaklara yansımış olumsuz halleri bulunmayan ve haklarında aynı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan, hapis cezaları adli para cezasına çevrilen sanıklar …, … ve …’in kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre haklarında kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma şeklindeki eylemlerinin sonucunda ortaya çıkan maddi zararın nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin kısa kararda “daha önce kasıtlı suç işlediğinden”, gerekçeli kararda “oluşan zararın karşılanmamış olması” şeklindeki çelişkili, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıklar haklarında aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına dair kararlar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümlerde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/175 Esas, 2015/567 sayılı Kararına yönelik sanıklar … ve … müdafii ile sanık …’un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.