Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/5419 E. 2008/1650 K. 07.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5419
KARAR NO : 2008/1650
KARAR TARİHİ : 07.02.2008

MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı(3.Kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı üçüncü kişinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu’nun 96. ve onu izleyen maddelere dayalı üçüncü kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Alacaklı…tarafından borçlu … aleyhine yürütülen icra takibi sırasında 01.04.2005 tarihinde yapılan taşınır malların haczi üzerine üçüncü kişi … tarafından istihkak davası açılmış, mahkemece tensip ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 97/3. maddesinde “takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İcra ve İflas Kanunu md. 97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İcra ve İflas Kanunu’nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. Mahkemece, takibin ertelenmesine karar verilmiş olmasına karşın üçüncü kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat üçüncü kişi tarafından yatırılmamışsa, icra müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, Mahkemece takibin durdurulmasına karar verilmiş olmasına karşın, üçüncü kişiden teminat alınmadığından, davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İcra ve İflas Kanunu’nun 97/13. maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle mahkemece davacının tazminatla sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın H.U.M.K’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki gerekçelerle hüküm fıkrasında yer alan “istihkaka konu mallar için ihtiyati tedbir kararı verildiğinden, istihkaka konu malların değerinin %40’ı tazminatının davacıdan alınıp davalı alacaklıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin silinmesine ve hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 07.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.