YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3917
KARAR NO : 2023/15575
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kötü muamele
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında kötü muamele suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanığın mahkumiyetine konu eylemlerinin somut olayda hakaret ve eylem tarihleri mağdurdan sorularak belirlendikten sonra ve söz konusu eylemler mağdura açıklattırıldıktan sonra eşe karşı kasten yaralama yada eşe karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçlarını oluşturacağı gözetilmeden suçun vasıflandırılmasında hataya düşülerek karar verilmesine, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın temyiz isteğinin; kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı delil olmadığına, eşinin kendisinden şikayetçi olmadığına, alkol tedavisi gördüğüne, psikolojik olarak rahatsız olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mağdurla sanığın evli oldukları, sanığın alkol bağımlılığının bulunduğu, suç tarihinde sanığın alkollü olarak eve geldiği, yanında getirdiği üç şişe birayı içtiği, bu sırada mağdurun çocuklarını da alarak kayınbabası tanık …’nin evine gittiği, sanığın bir süre sonra elinde bira şişesiyle geldiği ve mağdura bağırmaya başladığı ve sövdüğü, ayrıca evlilikleri boyunca mağdura karşı alkollü olduğu dönemlerde saldırgan davranışlarda bulunduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Savcı huzurunda alınan ifadesinde ve kovuşturma aşamasındaki 22.01.2015 tarihli beyanında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan eden sanığın yakalama emri üzerine alınan 12.11.2015 tarihli savunmasında “…eşime bağırdığım ve küfür ettiğim olmuştur…” şeklinde beyanda bulunduğu ve anlatımlarının çelişkili olduğu anlaşılmıştır.
3.Mağdurun her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu ve mağdurun iddiasının tanıklar … ve … tarafından doğrulandığı tespit edilmiştir.
4.Sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.