YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4641
KARAR NO : 2023/37
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1033 E. 2016/34 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317
nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2014/1033 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları, uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrlere özgü infaz rejimine göre çektirilmeye, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hükmün usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın şikayetçiye yönelik olarak 25.000,00 TL bedelli bonoyu İcra Müdürlüğü aracılığı ile takibe koyduğu,sahte olduğu anlaşılan 25.000,00 TL bedelli bononun kambiyo senedi olduğu anlaşılmakla sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 03.04.2012 tarihli raporunda; bonodaki yazıların sanık ve şikayetçinin eli ürünü olmadığı, borçlu imzasının şikayetçi …’ın eli ürünü olmadığı, sözkonusu imzanın tanı unsurlarını sanık açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
3. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; şikayetçinin 12.09.2015 tarihinde vefat ettiği nüfus kayıt örneğinden anlaşılmakla yeniden beyanının alınamadığı, şikayetçinin 11.07.2012 tarihli beyanında, sanıktan almış olduğu 500,00 TL borç karşılığında, sanığa ismini yazıp imzaladığı boş senet verdiğini, sanığın icra takip işlemi başlattığı 25.000,00 TL’lik senedin ise sanığa verdiği senet olmadığını, senet üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sanık soruşturma aşamasındaki savunmasında, şikayetçinin yanında suça konu senede ismini yazıp, imzalayıp kendisine verdiğini beyan etmiş ise de, kovuşturma aşamasındaki savunmasında senedin yanında düzenlenmediğini, daha önce düzenlenmiş olarak kendisine verildiğini beyan ettiği, sanığın savunmaları arasında çelişki bulunup kaçamaklı ifadeler verdiği, bu nedenle şikayetçi beyanı, adli tıp raporu, sanığın çelişkili ve kaçamaklı savunmaları gözönünde bulundurularak, sahte bonoyu kullanıp icra işlemi başlatmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2014/1033 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.