YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8677
KARAR NO : 2009/9126
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı borçlu …’nın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … köyü, 309 parselde kayıtlı taşınmazını 26.6.2007 tarihinde davalı …’ye, 238 parselde kayıtlı taşınmazını 15.6.2006 tarihinde davalı … ‘a sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … iflas ettiği için taşınmazları sattığını davacıya borcu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili, dava şartlarının mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazların borcun vadesinden sonra ve değerlerinin çok altında bir değerle borçlu tarafından diğer davalılara satış gösterilmek suretiyle devredildiği, yapılan işlemin kötüniyetle ve alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Gaziantep 3. İcra Müdürlüğünün 2007/11712 Esas sayılı dosyasındaki takip nedeniyle Gaziantep, Şahinbey ilçesi, Karaçomak Köyü 238 ve 309 parsel nolu taşınmazlara müracaat hakkının sağlanmasına karar verilmiş; hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yasanın 282. Maddesi gereğince iptal davası borçlu, borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler ile bunların mirasçılarına ve kötüniyetli kişilere karşı açılabilir. Bu kişiler arasında, yasadan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan alacaklı davasının bu kişilere yöneltilmek zorundadır.
Somut olayda dava konusu Gaziantep Karaçomak köyü, 309 parsel nolu taşınmaz 25.6.2007 tarihinde davalı borçlu tarafından dava dışı …’ya onun tarafından da 25.9.2007 tarihinde davalı …’ye satılmıştır. Bu durumda, İİK.nun 282. Madde gereğince …’ya dava dilekçesi ve duruşma gün ve saati bildirir açıklamalı davetiye tebliğ edilmek suretiyle davaya katılması sağlanarak bildireceği deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu parsel yönünden taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir.
2-Dava konusu … köyü, 238 parselin 1/8 hissesi borçlu tarafından davalı … ‘a satıldığı halde dava dışı …, … ve … tarafından davalı …’e satışı yapılan toplam 6/8 hisse yönünden de davacıya haciz ve satış yetkisi verilecek şekilde talep asılarak ve infazda tereddüt yaratacak biçimde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 29.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.