Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2813 E. 2022/7283 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2813
KARAR NO : 2022/7283
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2011 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakım akdine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen davalarda 12.11.2015 ve 04.08.2017 günlerinde verilen dilekçelerle ölünceye kadar bakım akdinin iptali ile tapu iptal ve tescil talep edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davaların kısmen kabulüne dair verilen 16.11.2021 tarihli hükmün ve 16.03.2022 tarihli ek kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-birleştirilen davalarda davalı, davalı … ve davalılar-birleştirilen davalarda davacılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Asıl dava, ölünceye kadar bakım akdine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen davalar, ölünceye kadar bakım akdinin iptali ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı, 20.07.2005 tarihinde ölen teyzesi …’nun noterde düzenlenen 04.03.2003 tarihli ölünceye kadar bakım akdi ile … Mahallesinde bulunan 310 ada 23 parsel, 312 ada 13 parsel ve 316 ada 4 parsel ile Camikebir Mahallesi 1549 ada 20 No’lu parselde bulunan 1 ve 2 No’lu bağımsız bölümleri kendisine bıraktığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, ölünceye kadar bakım akdinin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 1549 ada 20 parselde kain 1 ve 2 No’lu bağımsız bölümlerin dava dışı kişiler adına kayıtlı olması nedeniyle bu taşınmazlar yönünden davanın reddine; 310 ada 23 No’lu parsel yönünden davanın kabulü ile muris adına kayıtlı tapusunun iptali ile davacı adına tesciline; 312 ada 13 No’lu parsel ve 316 ada 4 No’lu parsel yönünden davacı adına yapılan tescil işleminin hukuka uygun olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14.04.2015 tarihli ilamıyla özetle; davalı … vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin reddine; diğer davalıların temyiz itirazlarına gelince, davalı tarafça ölünceye kadar bakım akdinin bakım alacaklısı tarafından bakıp gözetilmek amacıyla değil, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla düzenlendiği savunulduğundan mahkemece, tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi; öte yandan, 312 ada 13 No’lu parsel ve 316 ada 4 No’lu parsel yönünden davacı adına tescilin hukuka uygunluk durumunun ayrıca açılacak tapu iptali ve tescil istemine ilişkin bir eda davasında iddia ve savunma olarak ileri sürülüp değerlendirilmesi gerekeceğinden, davacının bu aşamada tespit isteminde hukuki yararı olmadığı gözetilmeksizin tespit hükmü kurulmasının da doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu 1549 ada 20 parselde kain 1 ve 2 No’lu bağımsız bölümler yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; 312 ada 13 No’lu parsel ve 316 ada 4 No’lu parsel yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ve 310 ada 23 No’lu parsel yönünden davanın muvazaa nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün bu kez davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24.04.2018 tarihli ilamıyla özetle; dava konusu ölünceye kadar bakım akdinin muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle 310 ada 23 No’lu parsel yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece, tarafların gerçek iradesinin açıklığa kavuşturulması bakımından yapılan araştırmanın yeterli olmadığı; bu nedenle, dava konusu taşınmazlar dışında muris … adına (veya muris/lerinden intikal eden) ve davacı adına (muris ile arasındaki evlatlık ilişkisinden dolayı yapılan intikaller nedeniyle) kayıtlı taşınmaz/lar bulunup bulunmadığının ilgili tapu müdürlüklerinden de sorularak kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararından sonra mahkemenin 2015/604 Esas sayılı dosyası ile Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/394 Esas sayılı dosyasının eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilmiş; birleştirilen davalarda davacılar, davalı … …’in murisi kandırarak ölünceye kadar bakım akdini yaptırdığını, sözleşme ile murisin tüm malvarlığının davalıya geçtiğini, davalı tarafından sözleşme tarihinden 8 gün sonra murise evlat edinme davası açtırıldığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, murisin ölümünden sonra da davalının bu evlatlık ilişkisine dayanarak veraset ilamı çıkartıp dava konusu 312 ada 13 parsel, 316 ada 4 parsel ve 1549 ada 20 parselde kain 3, 8, 9 ve 10 No’lu bağımsız bölümlerde murise ait payları tapuda kendi adına tescil ettirdiğini, daha sonra mirasçılardan Muharrem Mazlum tarafından evlat edinmenin kaldırılması talebiyle dava açıldığını ve davanın kabulüne dair verilen kararın derecattan geçerek 05.02.2013 tarihinde kesinleştiğini belirterek, ölünceye kadar bakım akdinin muvazaalı olması nedeniyle iptalini ve davalının evlatlık ilişkisine dayalı olarak adına tescil ettirdiği dava konusu taşınmazlardaki murise ait payların kendi miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini talep ve dava etmişlerdir.

Asıl davada davacı-birleştirilen davalarda davalı … …, birleştirilen davaların reddini savunmuş; mahkemece, yapılan yargılama sonunda, muris …’nin ölünceye kadar bakım akdiyle tüm mal varlığını yeğeni olan davacı …’ya bıraktığı, dava konusu 12 adet taşınmazın keşfen saptanan değerleri dikkate alındığında murisin çok sayıdaki taşınmazını bakım karşılığı davacıya devrinin makul sınırda kalmadığı ve ölünceye kadar bakım akdinin diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davada, dava konusu 1549 ada 20 parselde kain 1 ve 2 No’lu bağımsız bölümler yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; 312 ada 13 No’lu parsel ve 316 ada 4 No’lu parsel yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ve 310 ada 23 No’lu parsel yönünden davanın muvazaa nedeniyle reddine; birleştirilen davalarda, davaya konu 04.03.2003 tarihli ölünceye kadar bakım akdinin muvazaa nedeniyle iptaline; 312 ada 13 parsel ve 316 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının, davacılar …, … ve …’in muris İsmet’e ait mirasçılık belgesindeki miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline; 1549 ada 20 parselde kain 3, 8, 9 ve 10 No’lu bağımsız bölümlerin davacılar adına miras payları oranında kayıtlı olduğu anlaşıldığından, bu taşınmazlara yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Hüküm, asıl davada davacı-birleştirilen davalarda davalı; davalı … ve asıl davada davalılar-birleştirilen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Öte yandan, davalı … vekili 17.11.2021 tarihli; davalılar-birleştirilen davalarda davacılar vekilleri ise 04.03.2022 ve 09.03.2022 tarihli dilekçeleri ile HMK’nın “hükmün tamamlanması” başlıklı 305/A maddesi uyarınca ek karar verilmesi talebinde bulunmuş; mahkemece, anılan taraf vekillerinin taleplerinin, HMK 305/A maddesinde düzenlenen “hükmün tamamlanması” kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi 304. maddesinde düzenlenen “hükmün tashihi” kapsamında maddi hata olarak da değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle ayrı ayrı reddine karar verilmiş; davalı … ve asıl davada davalılar-birleştirilen davalarda davacılar vekilleri bu kez 16.03.2022 tarihli ek kararı temyiz etmişlerdir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine ve temyiz olunan ek kararda yazılı gerekçelere göre, davalı … vekili ile davalılar-birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun 16.03.2022 tarihli ek kararın onanmasına karar verilerek, asıl karara karşı temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2-Davacı-birleştirilen davalarda davalı … vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine ve özellikle asıl davanın, ölünceye kadar bakım akdine dayalı olarak murisin davacı dışındaki tüm mirasçılarına karşı açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olması, terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olup mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunması ve biri hakkında verilen hükmün diğer mirasçıyı da bağlayıcı olacağının anlaşılmasına göre, davacı-birleştirilen davalarda davalı vekili ile davalı … vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Asıl davada davalılar-birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dava konusu ölünceye kadar bakım akdinin muvazaalı olması nedeniyle iptaline ve 312 ada 13 parsel ile 316 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesi yerinde ise de ölünceye kadar bakım akdi muvazaa nedeniyle iptal edildiğinden, dava konusu 1549 ada 20 parselde kain 3, 8, 9 ve 10 No’lu bağımsız bölümlerde, muris …’den ölünceye kadar bakım akdine dayalı olarak 28.10.2005 tarihinde davalı … …’e intikali gerçekleştirilen 20/80 payın da davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, anılan bağımsız bölümlerde davacılar adına kayıtlı miras paylarının bulunduğu gerekçesiyle bu taşınmazlara yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ve davalılar-birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin ek karara karşı temyiz itirazlarının reddi ile 16.03.2022 tarihli Ek Kararın ONANMASINA; (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleştirilen davalarda davalı vekili ve davalı … vekilinin asıl karara karşı temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) No’lu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalılar-birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.