YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5911
KARAR NO : 2008/3315
KARAR TARİHİ : 03.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı 1.1.1994-20.5.1998 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.01.1994’den itibaren, tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosya kapsamından davacının Ziraat Odası kaydının olmadığı, Tarım Kredi Kooperatifi ortağı olmadığı, üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, davacının sattığı ürün bedelinden ilk prim kesintisinin 20.5.1997 tarihinde yapılıp başka kesintisinin olmadığı görülmektedir.
Mahkemece kesintinin bulunduğu 1.06.1997-31.12.1997 tarihleri arası çakışan SSK sigortalılık süreleri dışında kalan sürelere ilişkin verilen tesbit kararı yerinde ise de prim kesintisinin bulunmadığı ,01.01.1998-10.04.1998 tarihleri arasında kalan sürede , 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde belirtilen kayıtların bulunmadığı ve tarımsal faaliyetin bu madde kapsamında kanıtlanamadığı halde bu sürenin reddi gerekirken, soyut tanık beyanına dayalı olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı H.M.U.K’un 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün birinci fıkrası tamamen silinerek, yerine; “davanın kısmen kabulu ile davacının 1.06.1997- 31.12.1997 tarihleri arasında SSK’lı sigortalılık süreleri dışında kalan sürelerde Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, fazla istemin reddine” ve kısmen kabul nedeni ile hükme 5. fıkra eklenerek “yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 450.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 03.03.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.