YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12238
KARAR NO : 2009/11540
KARAR TARİHİ : 07.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde …’un … ile muris …’un çocukları olmadığının tespiti ile nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı …’un, müvekkilleri olan davacılardan …’nin kardeşi ve …’nın da oğlu olmadığı halde nüfus kütüğüne … ve eşi ölü …’un çocuğu olarak onların nüfus kütüğüne kaydedildiğini ileri sürerek davalı …’un davacı … ile …’un müşterek çocukları olmadığının tespitini ve nüfus kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesini istemiş, mahkemece yaptırılan DNA testi sonucu alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, Bursa 3.Aile Mahkemesinin 2006/575 esas sayılı dava dosyası fotokopisi içeriğinden; davacılar … ve … vekilinin 31.01.2006 günlü dava dilekçesi ile Bursa Aile Mahkemesine başvurarak davalı …’un müvekkillerinin çocukları olmadığını ileri sürerek bu durumun tespitini, nüfus kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 06.07.2007 gün ve 2006/575, 2007/626 sayılı kararla soybağının reddi olarak nitelendirilen davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verildiği ve davanın halen temyiz aşamasında bulunduğu, davacılar vekili sözkonusu davasının reddinden sonra 29.11.2007 günlü dava dilekçesi ile eldeki bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında davalı vekili Av…. tarafından mahkemeye sunulan 23.12.2008 günlü dilekçede; davacılar tarafından Bursa 3.Aile Mahkemesinde açılan soybağının reddi davasının reddedildiğinin bildirilmesine rağmen o davanın kesinleşmesi halinde verilen kararın eldeki bu davada verilecek kararı etkileme olasılığı bulunduğu gözetilmeden ve dolayısıyla Bursa 3.Aile Mahkemesinin 06.07.2007 gün, 2006/575, 2007/626 sayılı kararı ile ilgili davanın sonucu ve kesinleşmesi beklenmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.