Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/868 E. 2023/479 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/868
KARAR NO : 2023/479
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1149 E., 2021/1267 K.
DAVA TARİHİ : 07.10.2019
HÜKÜM/KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/611 E., 2021/478 K.

Taraflar arasındaki alacak davası ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bina inşaatı asansör malzemeleri montaj işi için sözleşme imzalandığını, davalının 07/05/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü, ihtarnamenin hukuken geçerli bir sebebe dayanmadığını, asıl sözleşmeye aykırı olduğunu, davacı tarafça gönderilen cevabi ihtarname ile yapılan iş nedeni ile ödeme talep edildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmaması üzerine yapılan işin tespiti için Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/20 değişik iş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını ve davacının toplam 81.970,44 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, arabulucuya başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirtilerek, ödeme tarihinden itibaren işlecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarını 94.500,00TL’ye yükseltilmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı tarafın davasını kabul etmediklerini, bina inşaatı asansör malzemeleri montaj işi için davacı ile sözleşme imzalandığını, davacının sözleşme gereği inşaatın seyrine göre zamanında asansör işini yapmaması sebebiyle işin zamanında sonuçlandırılmasının imkansız olduğunun anlaşılması ile davacıya ihtarname gönderilerek BK madde 473 gereği sözleşmeden dönüldüğünü, sözleşmeden dönme tarihinde B blokta inşaatın büyük oranda tamamlanmasına rağmen davacının işe hiç başlamadığını, A blokta ise bir tarafın asansörünün yapıldığını, davacının işin yapımında çok geride kaldığını, davacının sözleşmeye uygun malzeme temininde zorlandığını, bu nedenle davalının işin zamanında bitirilemeyeceğini anladığını, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yapılan tespiti kabul etmediklerini, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/21 değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, davacının düzenlediği faturaların noter evrakı ile iade edildiğini, davalının yarım kalan işin tamamlanması için dava dışı Bedir asansör firması ile 15/05/2019 tarihinde sözleşme imzaladığını, işin bu firma tarafından tamamlanmış olduğunu, davalı ile dava dışı arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği dairelerin son teslim tarihinin 30/10/2019 olduğunu, davacının işi bitirmemesi nedeni ile Bedir asansör firması ile 385.000 TL bedel üzerinden anlaşma imzalandığı ve bu şirkete ödeme yaptığını, bu sözleşme nedeni ile davalının ciddi bir zarara uğradığını, davacının bu zararı ödemesi gerektiğini belirterek şimdilik 1000 TL maddi zararın ödenmesini ve asıl davanın reddini istemiştir.

Davacı-Karşı Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davalı karşı davacı tarafından binanın asansör montajı yapmaya hazır hale getirilmesinden sonra yapılacak duruma geleceğini, davacı ile karşı taraf arasındaki montaj sözleşmesi akdedildikten sonra davalı karşı davacı tarafından söz konusu bina inşaatının geciktirildiğini ve müvekkiline sözleşmede kararlaştırılan montaj işini yapması için elverişli ortamın sağlanmadığını, asansör kabinlerinin davacı tarafından satın alındığını ve parasının ödendiğini, müvekkilinin bir maddi sıkıntısı olmadığı, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/21 d. İş sayılı dosyası ile yapılan ilk delil tespitinde bilirkişilerin raporlarına esas teşkil etmek üzere yeterli bilgi ve belgeye erişemediğinden ötürü rapora konu ettikleri miktarın müvekkilinin yapmış olduğu montaj ve imalatın sadece cüzi bir kısmı çıktığının buna ilaveten delil tespiti talebinde talep edilmesine rağmen işçilik ücretleri de ilk tespitte hesaba dahil edilmediğinin karşı tarafın sözleşmeden dönerek, dönme sebebiyle uğradığı zarar talep edemeyeceği, kimsenin kendi kusuruna dayanak hak iddia edemeyeceğini, belirterek karşı davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalı-karşı davacının sözleşmeyi feshetmesine kadar davacının götürü bedel üzerinden anlaşılan işin %35’lik kısmının yaptığı ve bunun 270.000 TL götürü bedel dikkate alındığında 94.500 TL’ye karşılık geldiğinin belirlendiği, davalı-karşı davacı tarafından sözleşmenin feshinde belirtilen işin zamanında sonuçlandırılmasının imkansız olduğu iddiasının işin feshe kadar yapılan kısmı ile davacının sözleşme gereği kalan süresi dikkate alındığından haklı sebep olarak değerlendirilmediği, yine davacı-karşı davalının ödemeler yapmaması nedeni ile malzeme temin edilmesinde sorunlar yaşandığı iddiasının ispat edilemediği anlaşılmış ve davacının yapmış olduğu iş miktarı dikkate alınarak 94.500 TL alacak hakkettiği ancak davalı-karşı davalının sözleşmeyi feshinde haksız olması nedeni ile başka firma ile anlaşmasından kaynaklı zararı davacı-karşı davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 81.970,44-TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 12.529,56-TL bedelin ıslah tarihi olan 09/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı – karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının talebi aşar şekilde hüküm kurulduğunu, davacının dava dilekçesinde 3094 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacının imalat iddiasının bulunmadığını, hükme dayanak bilirkişi raporunda hiç bir hesaplama yöntemi izlenmediğini, bilirkişi raporunda iki binadaki asansör imalatının dikkate alındığını, bunun ise %35 tekabül ettiğini belirtiğini, mahkemenin talebi aşar şekilde 3094 ada 10 parseldeki imalata da karar verilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunun çok ciddi hatalar içerdiğini, yapı denetim firmasının raporlarının yanlış yorumlandığını, uygulamada asansör işinde öncelikle rayların döşenmesi ile başladığını, bu sebeple inşaat bilirkişi ile oluşan kurul ile rapor aldırılması gerektiğini, buna ilişkin taleplerin reddine karar verildiğini, bilirkişi raporundaki tabloda yer alan “asansör kulesi kalıp-donatı imalatına başlandı”, “asansör kulesi imalatı tamamlandı”, “asansör kulesi 20 m3 betan dökümü” şeklindeki işlerin tamamı beton işi olup tamamının müvekkil şirket tarafından yapıldığını, beton ve iskele işleri tamamlandıktan sonra davacının imalat işlerine başlayabileceğini, nitekim yapı denetim raporlarında bu işlerin yapıldığı ve müvekkil şirketin işi yapabilmesi için ortamı hazırladığı, yapı denetim firmasının 12 katlı bina ile yapmış olduğu “asansör imalatına başlandığı” şeklinde notun müvekkili şirketin yaptığı işlerle ilgili olduğunu, asansör raylarının döşenmesi için iskele kurulması gerektiğini, iskelelerin kurulmasından yaklaşık 5 ay geçmesine rağmen davalının asansör işini yapmamakta direndiğini, müvekkil şirketin uzun süre mağdur edildiğini, işin %35 yapıldığı bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de bunun hangi kritere göre belirlendiğinin açık olmadığını, tahmini oran içerisine müvekkili tarafından yapılan imalatlarında katıldığını, bu sebeple içeresinde inşaat bilirkişi olan kuruldan yeniden rapor alınması gerektiğini, bilirkişiler karşı davalarıyla ilgili hiçbir açıklamaya yer vermedikleri gibi müvekkili tarafından ödemesi kredi kartı ile yapılan asansör motoru ile ilgili hiç bir değerlendirme de yapılmadığını, bilirkişi raporlarında davacının salt sözleşmede kararlaştırılan daireyi vermemek için sözleşmeyi fesih ettiği yönündeki iddiasının doğrudan kabul edilmesinin sebebinin anlaşılmadığını, 10 katlı binada yaptığı imalatların Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/21 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit ile belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmeyi fesih etmesinin haklı nedene dayandığını, karşı davanın reddine ilişkin kararın haksız olduğunu, müvekkil şirketin davalı ile yaptığı sözleşmeye göre 270.000,00 TL’ye 4 asansörün tamamı yaptırılabilecek iken davalının kusuru ile yarım imalatın tamamlanması ve diğer 3 asansörün yapımı için Bedir Asansör firmasına 385.000,00 TL ödemek zorunda kaldıklarını, davacının 1 yılda bitiremediği ancak %25’ni tamamladığı işin 5 ay gibi kısa bir sürede tamamlanması için müvekkilinin daha fazla maliyete katlandığını belirterek asıl davanın reddine karşı davanın ise kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda fiziki oran yapılmak suretiyle işin %35’nin yapıldığı tespit edilerek davacının hak ettiği ücretin belirlendiği, iş sahibince sadece bir binadaki asansör yönüyle davanın açıldığı ileri sürülse de dava dilekçesi ve dosya kapsamından davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yapmış olduğu işin bedelini talep ettiğinin anlaşıldığını, davacı karşı davalının sunmuş olduğu ek kart hesap özetinde Kipsan Asansör isimli şirkete 16.08.2018 tarihinde 8.796 TL ödeme yapıldığı ancak ödemenin hangi iş ve veya işleme yönelik olduğu konusunda bir açıklama bulunmadığını, iş sahibinin sunmuş olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmelerine göre inşaatın teslim tarihi tüm parsel sahipleri ile noterde yapılacak sözleşmelerin ve vekaletnamelerin tamamlanmasıyla başlayacağının belirtildiği ve bilirkişi kurulu tarafından arsa sahiplerine inşaatın teslim tarihinin 30.10.2019 tarihi olarak belirlendiği, sözleşmenin iş sahibi tarafından 07.05.2019 tarihinde fesih edildiği, bilirkişi raporu ile fesih tarihi ile teslim tarihi gözetildiğinde sürenin dolmasından önce sözleşmenin feshinin haksız olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davalı karşı davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile hüküm kurulduğu, bildirdikleri tanıkların hepsinin dinlenmediği, davacının maddi gücü ve personeli bulunmadığı iddialarını gösterir delil olarak bildirdikleri SGK kayıtlarının istenilmediği, inşaat mühendisi bilirkişinin de heyette bulunması gerektiğini, bilirkişi raporunun ciddi hatalar içerdiği, davacının sadece b blok yönünden talepte bulunduğu, yapı denetim raporundaki hususların yanlış yorumlandığı, beton inşaat işinin müvekkili tarafından yapıldığını, A blokla ilgili hesaplama yapılmasının yanlış olduğu, işin yapılan kısmının %25’in altında olduğu, %35 olduğu tespitinin hatalı olduğu, davacının A blokta imalata başlamamış olduğunu, işin başka firma tarafından tamamlandığını, işin yetişmeyeceğinin anlaşılması üzerine sözleşmenin feshedildiğini, inşaatçı bilirkişi ile tekrar rapor alınması gerektiği, raporun hukuka aykırı olduğu, karşı dava hakkında açıklama olmadığı ve kendilerince yapılan ödeme ile ilgili yorum yapılmadığını, karşı davanın reddine dair kararın hukuka aykırı olduğu, imalatına başlanmayan diğer 3 asansör için anlaşma yaptıkları diğer firmaya 385.000,00TL ödemek zorunda kaldıklarını yapılarak zarara uğradıklarını, menfi zararlarının ödenmesi gerektiğini belirmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada yüklenicinin eser sözleşmesinden kaynaklanan işbedelinin tahsili, karşı dava ise işsahibinin yüklenicinin kusurundan dolayı sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470-486 ıncı maddeleri ve ilgili hükümleri, diğer ilgili mevzuat.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi ile davalı-karşı davacının istinaf sebeplerinin değerlendirildiği, davacı tarafından taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince yapılan iş bedelinin tahsilinin talep edildiği, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin götürü bedelli sözleşmeye göre belirlenerek davalıdan tahsili hükmünün yerinde olduğu, talebin aşılmadığı, yapılan işin bir kısmının üçüncü kişi tarafından yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı ve davacı karşı davalının asansör motoruyla ilgili yaptığı ödeme iddiasının hangi iş ve veya işleme yönelik olduğunun belirsiz olduğu, davalının kabulünde olan arsa sahiplerine inşaatın teslim tarihi 30.10.2019 olarak belirlendiğinde sözleşmenin iş sahibi tarafından fesih tarihi olan 07.05.2019 tarihi itibariyle kalan süre dikkate alındığında sürenin dolmasından önce sözleşmenin feshinin haksız olduğu anlaşılmaktadır. İstinaf sebebi yapılmayan hususların temyiz sebebi olarak incelenmesi de mümkün bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.