Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/5001 E. 2023/493 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5001
KARAR NO : 2023/493
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/225 E., 2022/480 K.
DAVA TARİHİ : 14.01.2019
HÜKÜM/KARAR : Red

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordato davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının iflasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin tavuk yetiştiriciliği alanında faaliyet gösterdiğini, zaman içinde ekonomik durumunun bozulduğunu, sunulan konkordato projesi kapsamında borçlarını ödeyeceğini ileri sürerek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Müdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile davaya müdahil olmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2019 tarih 2019/39 Esas 2019/294 Karar sayılı kararı ile geçici mühlet süresi içerisinde davacı şirketin aktif varlıklarının %31’ini kaybettiği, 2019 yılı Ocak ayında, 2018 yılının 12 aylık zararının 3/2’si oranında zarar ettiği, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılması gerektiği gerekçeleri ile davanın reddi ile davacının iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin 03.04.2019 tarih 2019/39 Esas 2019/294 Karar sayıl kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2020/455 Esas, 2020/482 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2 .İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 31.01.2022 tarih, 2021/2009 Esas 2022/364 Karar sayılı ilamla davacı şirketin yetkili temsilcisi dinlenmeksizin iflas kararı verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin üretim bandının çalışması için sahada yetiştirilecek tavuğun bulunmadığı, üretim bandının çalışabilmesi için mevcut bir sermayesi de bulunmadığı konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı davacı borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılması gerektiği gerekçeleriyle yetkili şirket temsilcisi de usulünce duruşmaya davet edilip dinlenerek davacının konkordato isteminin reddi ile davacının iflasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin tüm malvarlığının rayiç değerlere göre tespit edilmediğini ve borca batıklığının bilirkişi marifetiyle hesaplanmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, İcra ve İflas Kanunu’nun İİK’nın 286 vd.,

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.