Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/5353 E. 2007/5551 K. 31.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5353
KARAR NO : 2007/5551
KARAR TARİHİ : 31.12.2007

MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 1 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 27.4.2007 tarihli ve 2007/60-195 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 23.10.2007 gün ve 53275 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 21.11.2007 gün ve K.Y.B.2007/235048 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerini de kapsar şekilde rakamsal olarak belirlenmesi gerektiği, bu hususun Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2001 tarihli ve 2001/8-19-26 sayılı kararı ile de kabul edilmiş bulunduğu cihetle sanığın ödeme taahüdünü içeren 02.11.2006 tarihli haciz tutanağında ödenecek toplam borç miktarının bütün fer’ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmemiş olması karşısında taahhüdün hukuken geçerli olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
Disiplin ve tazyik hapsinin bir hapis cezası olmadığı, 5271 sayılı CMK’nun 2.maddesinde tanımlanan “disiplin hapsi” kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağının düzenlendiğine göre, sanık hakkında İİK’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilmesi, gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde bir ay tazyik hapsine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında … İcra Müdürlüğünün 2006/1164 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 02.11.2006 tarihli haciz zaptında, alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen taahhütde toplam borç miktarının bütün fer’ileriyle birlikte hesaplanıp gösterilmediği, 22.11.2007 tarihinde ödenecek miktarın belirli olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2001 tarih, 2001/8-19 esas ve 2001/26 sayılı kararında da belirtildiği üzere, taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunması zorunludur. Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiç bir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütte bulunulduğu, kabulün de hangi miktar nazara alınarak yapıldığı saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır.
Dosya içerisindeki taahhütnamenin incelenmesinden de görüleceği üzere borçlu sanığın fer’ileriyle birlikte kabul ettiği borç miktarı belirli olmadığından borcun ve taahhüdün miktarının açık olarak saptandığından söz edilmesi mümkün değildir.
Borçlu sanığa isnat edilen suçun oluşmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamenin ikinci bendinde talep edilen bozma nedeninin tartışılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname kısmen yerinde görülmekle ve kanuna aykırılığın giderilmesinin de başkaca çözümünün bulunmadığı anlaşılmakla, uygulamada birliğin sağlanması amacıyla … İcra Mahkemesinin 27.04.2007 tarih ve 2007/60-195 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden,
Borçlu sanık …’a taahhüdü ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası verilmesine yer olmadığına, hakkındaki cezanın çektirilmemesine,
Dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.