Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/2492 E. 2023/9220 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2492
KARAR NO : 2023/9220
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2011 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında basit tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1 cümle, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2012 tarihli ve 2011/476 Esas, 2012/1134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 cümle, 29, 62 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2012 tarihli ve 2011/476 Esas, 2012/1134 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.06.2018 tarihli, 2017/899 Esas, 2018/4727 Karar sayılı ilâmıyla;
“.. 10/05/2011 tarihli iddianame anlatımına göre, sanığın, adına borsada işlem yapan mağdurun, hisse senetlerini bilgi ve muvafakatı olmadan satarak kendisinin zarara uğramasına neden olduğunu beyan ettiği, bu anlamda taraflar arasında hukuki alacak/borç ilişkisi bulunduğu, olay tarihinde mağdurun evine giden sanığın mağdurun eşini, “… bize 150.000,00 TL borcu var .. .eğer aramaz ise evinize ve üstünüze kurşun yağdıracağız..” diyerek tehdit ettiğinin ileri sürülmesi karşısında, eylemin yağma ve/veya yağmada “daha az cezayı gerektiren hal” başlıklı 5237 sayılı TCK’nın 150/1 inci maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması … CMUK’nın 326. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunmasına..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Görevsizlik kararı sonrası … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/86 Esas, 2019/585 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla basit tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 cümle, 29, 62 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/86 Esas, 2019/585 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli, 2020/3261 Esas, 2021/12200 Karar sayılı ilamıyla,
“.. 1-Oluş ve dosya içeriğine göre; parasını tahsil edebilmek amacıyla tehditte bulunan sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 150/1. delaletiyle 106/1-1 inci maddesindeki tehdit suçunu oluşturduğu, 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi gereğince suçun uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre işlem yapılmasında zorunluluk bulunması,
2-6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254 üncü maddesi uyarınca Kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre şayet uzlaştırmanın sağlanmaması halinde bu kez hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31218 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan, 14/01/2021 gün ve 2020/81 esas; 2021/4 karar sayılı kararı ile, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…’’ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nın 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. … 3 Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/257 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla basit tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 inci cümle, 62 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 307/5 inci maddesi gereğince de, neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Gerekçe belirtmeden hükmü temyiz ettiğine,
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi;
Katılan lehine vekâlet ücreti takdir edilmediğine,
C. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı Sanık E.E.’nin 50.000,00 TL nakit parasını ve bir miktar hisse senedini kazanç sağlamak için işletmesi amacıyla katılana verdiği, bir süre sonra katılanın ekonomik kriz nedeniyle paranın ve hisse senetlerinin değer kaybına uğrayıp sıfırlandıklarını söylemesi üzerine aralarında ihtilaf meydana geldiği, olay tarihinde temyiz dışı sanık E.E.’nin yanında eşi olan sanık … ile katılanın evine gittiği, evde bulanan katılanan eşi tanık B.A.G. ve katılanın akrabası tanık D.Ü.’ye katılanı sordukları, katılanın eşinin evde olmadığını söyleyerek ne için aradıklarını sorduğunda, sanık …’nın “eşinin bana 50.000 TL borcu var ayrıca faizi ile birlikte 150.000,00 TL civarındadır eşin bana bu parayı vermezse evinizi kurşunlatacağım zorla bu parayı bana ödeyecek” diyerek tehdit ettiği, 19.04.2011 tarihinde de yeniden katılanın evine giderek binanın dışındaki diyafondan tanık B.A.G.’ye “eşin nerede hemen buraya gelsin aşağı insin biz aşağıdayız bir yere kaçamaz” dedikleri, şikâyet üzerine de olay yerine gelen kolluk tarafından yakalandıkları anlaşılmıştır.

2. Sanığın alınan savunmalarında özetle bir aracı kurumda çalışan katılana para ve hisse senetlerini gönderip kendi adlarına yatırım hesabı açarak değerlendirmesini söylediklerini ancak katılanın bunları kendi hesabına aktardığını olay tarihinde katılanın evine giderek alacaklarını istediklerini tehdit etmediklerini beyan etmiştir.

3. Katılan aşamalardaki ifadelerinde, (1) No.lu bentte belirtilen olay anlatımı gibi beyanlarda bulunmuştur.

4. Tanıklar B.A.G. ve D.Ü.’nün olay anlatımına uygun beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. Temyiz dışı sanık E.E. savunmalarında diğer sanığın ifadelerini destekleyen beyanlarda bulunmuştur.

6. Katılanın temyiz dışı sanık E.E.’ye yönelik güveni kötüye kullanmak suçundan … 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2012 tarihli ve 2009/2340 Esas, 2012/198 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği hükmün henüz kesinleşmediği tespit edilmiştir.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Gerekçe Belirtmeden Hükmü Temyiz Ettiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalardaki kararlı beyanları, tanıklar B.A.G. ve D.Ü.’nün ifadelerinde katılanı destekleyen anlatımları, sanığın tevil yollu ikrarı, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları ve mahkemece gösterilen gerekçeye göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde temyiz sebepleri yönünden, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Katılan Vekilinin Lehine Vekâlet Ücreti Takdir Edilmediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması karşısında kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … 3 Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/257 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 8.200.00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.