YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7573
KARAR NO : 2022/8525
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.12.2016 tarih ve 2016/772 E. – 2016/1405 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma tarafından satılan demir malzemesinin davalı firma sahalarına boşaltılarak davalıya faturaları ile teslim edildiğini, taraflar arasında cari mutabakat sağlanarak tarafların hesaplarına bu faturaların işlendiğini, bu işlemlerden sonra taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin 25.09.2012 tarihi itibariyle 244.697,80 TL olduğunu, bu bedel üzerinde tarafların mutabakat sağladığını, taraflar arasındaki alışverişe konu malzemelerin tesliminde ve ödenecek tutarlar üzerinde hiçbir ihtilaf olmamasına rağmen sonrasında davalı şirketçe gönderilen malzemelerin eksik olduğundan bahisle mutabık kalınan miktarın ödenmeyeceğinin müvekkili şirkete iletildiğini, davalı şirkete … 25. Noterliğinden 14.09.2012 tarih 22085 yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek 244.697,80 TL’nin derhal ödenmesinin talep edildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen müvekkili firmaya ödenmesi gereken meblağın ödenmemesi üzerine, davalı şirket aleyhine Gaziantep 9. İcra Müdürlüğünün 2012/9696 esas sayılı takip dosyasından 28.09.2012 tarihi itibariyle 244.697,80 TL’lik alacak üzerinden faturaya dayalı icra takibi başlattıklarını, davalı tarafça bu icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin tebliğine müteakip olarak 05.10.2012 tarihinde müvekkili firma hesabına 202.567,97 TL havale ile gönderildiğini beyanla, davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile duran takibin devamına, bakiye alacak miktarının 41.833,48 TL takip tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faiz miktarıyla birlikte davalıdan tahsiline ve davalının alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan, müvekkilinin şantiyesine teslim edilmek üzere demir alımı yapıldığını, davacının nakliyecilerinin teslim ettiği sözleşme konusu malın eksik çıkması nedeniyle iade faturası düzenlendiğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; T.T.K.’nın 850.ve 890.maddeleri arasında düzenlenmiş olan taşıma hukuku ile ilgili yasal mevzuat ve T.T.K.’nın 889/1 ve 889/2-889/3 uyarınca taşınan malın ayıplı olması durumunda yapılması gereken ayıp ihbarı ve yasal süreler incelenmekle, davacı tarafça yasal süresinde gerekli bildirimlerin yapılmadığı, ayrıca Kadirli 1.Asliye Ceza Mahkemesinde sanık olarak yargılanan sanıklar Ahmet Doğan, Deniz Şen ve …’ün davacı firmayla hiçbir ilgisinin olmadığı, bu nedenle adam çalıştıranın sorumluluğuyla ilgili yasal mevzuatın uygulanmayacağından, davanın kabulüne, Gaziantep 9. İcra Müdürlüğünün 2012/9696 Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak nedeniyle icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Gaziantep 9. İcra Müdürlüğünün 2012/9696 sayılı dosyasında davacı (alacaklı) tarafından davalı (borçlu) aleyhine 247.820,14 TL alacağın tahsili istemi ile genel haciz yolu ile icra takibi yapılmış, davalı borçlu tarafından “gönderilen demirin 29.902,42 kg eksik teslim edildiği, nakliyeyi yapanlar aleyhinde suç duyurusunda bulunulduğu, çalınan demir bedeli 41.833,48 TL yönünden borçlu olmadıkları” gerekçesiyle takibe itiraz edilmiş, vaki itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.
Davaya konu 41.833,48 TL alacak davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte, bu miktar demir emtiası yönünden davalı tarafından iade faturası düzenlenmiş, davalı tarafından Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/132 D.İş dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulmuş, nakliyeyi gerçekleştiren ilgililer aleyhinde Kadirli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/44 Esas sayılı dosyasında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Aynı tarihlerde başka bir şirketin davalıya demir satışı nedeniyle ödenmeyen bakiye satış bedeli için Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/686 Esas sayılı dosyasında açılan davada Kadirli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/44 Esas sayılı dosyasındaki kesinleşen mahkumiyet kararı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup bu karar Dairece 05.04.2016 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Anılan ceza dosyasında Çiltuğ Isı San. ve Tic. A.Ş.’nin şikayeti üzerine nakliyeyi sağlayan … , … ve…isimli şahısların yargılanarak mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu durumda mahkeme kararının gerekçesinde, ceza dosyasında yargılanan nakliyecilerle davacının irtibatı tespit edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ayrıca, davalı yan eksik teslim savunmasında bulunduğu halde, mahkemece, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü de isabetli olmamıştır.
Davaya konu alacak, davalının kendisine teslim edilmediğini ve nakliyeci tarafından çalındığını iddia ettiği 29.902,42 kg demir emtiasına ilişkin olup, nakliyecinin ceza dosyasında hırsızlık suçundan mahkum olduğunun anlaşılması karşısında sözü geçen ceza dosyasının getirtilerek tarafların iddia ve savunmaları kapsamında değerlendirilmek ve sonucuna göre karar verilmek üzere davalının temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.