YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5069
KARAR NO : 2023/8947
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/268 İddianame No.lu iddianamesi ile sanık … bakımından 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 149/1, a, c, h, 35, 53, 54, 58 63, 109/2,3-b, 53, 63, 148/1, 35, 53, 58 63 maddeleri; sanık … bakımından 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 149/1, a, c, h, 35, 53, 54, 63, 109/2,3-b, 53, 63, 148/1, 35, 53, 63, 125/1,2 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2012 tarihli ve 2011/378 Esas, 20212/168 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca atılı tüm suçlardan beraat; sanık … hakkında ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme karar verilmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.07.2012 tarihli ve 2011/378 Esas, 20212/168 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.09.2020 tarihli ve 2017/2176 Esas, 2020/2844 Karar sayılı kararı ile;
“…Oluş ve dosya kapsamına göre; yakınanın gerek kollukta ve Cumhuriyet Savcılığında ayrıntılı olarak alınan ifadeleri, gerek ise 17/11/2011 tarihinde sorgu hakimliği önünde alınan ifadesinde sanıkların herhangi bir alacaklarından bahsetmediği, bunun gibi sanık …’ın 17/11/2011 tarihinde müdafii ile birlikte Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadesinde açıkça “Aramızda herhangi bir alacak verecek meselesi yoktur” şeklinde beyanda bulunduğu, sanıkların soruşturma aşamasında alınan savunmalarında “Bir kız meselesi” yüzünden … ile …’ün tartıştıkları, mağduru araç ile tenha bir yere götürdükleri ve burada mağdurun sanık … tarafından darp edildiği yönündeki kısmen mağdur anlatımlarını doğrular nitelikteki savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar … ile …’ın atılı yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri gözetilmeyerek, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde her iki sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve sanık … hakkında yağma suçundan beraat kararı, sanık … hakkında suç vasfında değişiklikle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,…” Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2020/184 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararı ile her iki sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdur ile sanık arasında hukukî bir alacak bulunduğuna ve sanığın eyleminin bu alacağı tahsil amacıyla gerçekleştirdiğine, mağdurun şikâyetçi olmadığına ve düşme kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların daha önce tanıdıkları ve bir lokale çağırdıkları mağduru tehdit ederek 1.000,00 TL para istedikleri, mağdurun korkarak kabul ettiği ve yanlarından ayrıldığı, akabinde tekrar aynı yere çağırıldığı ve parayı getirip getirmediğinin sorulduğu, mağdurun getirmediğini söylemesi üzerine sanıklar tarafından bir araca bindirilerek tenha bir bölgeye götürüldüğü, araç içerisinde tehdit etmeye devam ettikleri ve mağduru yumruk ve tekmelerle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları anlaşılmıştır.
2. Sanıkların kollukta ve Cumhuriyet savcısı huzurunda verdikleri beyanlarında mağdurla aralarında bir borç ilişkisinden bahsetmedikleri, sanık … Ilımanın’ın ise müdafi huzurunda savcılıkta verdiği beyanında aralarında bir borç ilişkisinin olmadığını açıkça ifade ettiği görülmüştür.
3. Mağdur aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunmuştur.
4. Mağdur anlatımını doğrulayan 14.11.2011 tarihli genel adli muayane raporu ve 16.11.2011 tarihli Telefon İnceleme Tutanağı dosya arasında yer almaktadır.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurun istikrarlı beyanları, bu beyanları destekleyen ve III. numaları başlığın dördüncü fıkrasında sayılan deliller ve uyulan bozma ilâmı gözetildiğinde sanıklar ile mağdur arasında bir hukuki alacak bulunduğu ispat edilememiştir. Sanıkların mağduru bir araca zorla bindirip tehdit ve cebirle para isteyerek basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaraladıkları sayılan deliller ışığında sabittir. Tüm bu nedenlerle sanıklar müdafilerinin suçun unsurlarının oluşmadığına ve eylemin hukuki alacağın tahsili amacıyla işlendiğine yönelik temyiz sebepleri bakımından … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 07.04.2022 tarihli ve 2020/184 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2020/184 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.02.2022 tarihinde karar verildi.