YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12353
KARAR NO : 2009/3866
KARAR TARİHİ : 07.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın üzerinde irtifak hakkı tesisi ile tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazlardan tarla nitelikli 277 parsel sayılı taşınmazın 13540 m2 olup, bunun 3915,93 m2’sinde; zeytinlik nitelikli 278 parsel sayılı taşınmaz ise 6830 m2 olup bunun 105,47 m2’lik kısmında irtifak hakkı kurulmuştur. İrtifak hakkı kurulması nedeniyle oluşacak değer kaybının tespit edilmesi için alınan raporlardan birincisinde taşınmazın tamamı kuru tarım arazisi olarak değerlendirerek bir dekarın değeri bulunup, bu değere ayrıca bir dekarda 25 adet zeytin ağacı olacağı varsayımı ile hareket edilip bunların maktu değerini arazi değeri üzerine ekleyerek bir dekarın değeri olarak hesaplanıp değerlendirme yapmış olması; ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmazların tamamını arazi olarak değerlendirerek sulu ve kuru olduğunu belirtmeden sulu arazilerde kabul edilen %5 oranında kapitalizasyon faizini de uygulayarak taşınmazların tamamının değerini bulduktan sonra bunların üzerinde sadece 25 adet zeytin ağacı olduğunu varsayarak bu ağaçların maktu değerini, bulunan arazi değerine eklenmesi suretiyle değerlendirme yapmış olması ve ayrıca münavebeye alınan ürünlerin verilerinin getirtilerek raporların denetlenmemesi nedeniyle raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir.
2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1.fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise; özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde (sulu-kuru, arazi-kapama bahçe) getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır. Buna göre taşınmazın arazi yada zeytinlik olup olmadığı belirlenmeden ve münavebeye alınan ürünlerin verileri getirilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taşınmazın sulu ya da kuru arazi olup olmadığı tespit edilmeli, münavebeye alınan ürünlerin sulu-kuru şartlardaki verileri ile bir dekarda verimli olarak yetişebilecek sayı ve yaştaki zeytin ağacının ne kadar olacağı konusu ile zeytin verileri İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulmalı, taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının sayıları belirlenmeli, kapama zeytinlik yapmaya yeterli yaş ve nitelikteki ağaçların kapladığı alan kapama zeytinlik, varsa artan kısım açık tarım arazisi olarak değerlendirilmeli; zeytin ağacı yoksa ya da sayısı ve yaşı itibariyle kapama nitelik verecek durumda değilse taşınmazların tamamı, tarım arazisi olarak değerlendirilmeli, ağaçların veya fidanların maktu değeri taşınmazın tamamının değerine eklenmeli ve bulunan bu değerden ise irtifak nedeniyle taşınmazın tamamında oluşacak değer kaybı tespit edilerek hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.