YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9847
KARAR NO : 2008/12724
KARAR TARİHİ : 01.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 14.999,98YTL alacağın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, yükümlü … …’nin askeri lise öğrencisi iken 10.1.2005 tarihinde velisinin isteğiyle okuldan ayrıldığını, yükümlüye öğrenciliği döneminde 14.999,98 YTL masraf yapıldığını, yapılan bu masrafların sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalılardan tahsilini istemiş,yargılama sırasında ergin olması nedeniyle sadece yükümlü … …’ye karşı açılan ve bu dosya ile birleşen Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/280 Esas-243 Karar sayılı dava dosyasında ise davalıya yapılan 14.999,98 YTL eğitim ve öğretim giderinin sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili istenilmiş; mahkemece, davalılar … ve … İnce hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yasal temsilci tarafından takip edilen davalarda asıl taraf onun temsil ettiği küçüktür. Bu nedenle hüküm onun temsil ettiği küçük hakkında verilir; yasal temsilci hakkında hüküm verilemez. Asıl borçlu … …’nin davanın açıldığı tarihte ergin olmaması nedeniyle davanın velisi olan … ve … İnce’ye karşı velayeten açıldığı, ancak dava devam ederken asıl borçlunun ergin olduğu ve Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/280 Esas-243 Karar sayılı dava dosyasıyla da asıl borçlu … hakkında dava açılıp bu dava dosyasıyla birleştirilerek taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır. Mahkemece birleşen davanın davalısı olan asıl borçlu hakkında hüküm kurulduğuna göre, davada yasal temsilcisi sıfatıyla bulunan … ve … İnce hakkında herhangi bir hüküm kurulmaması gerekirken, bu şahıslar hakkındaki davanın reddi yolunda hüküm kurulması,
2-Hüküm altına alınan asıl alacağın tahsili tarihine kadar geçen süre için işleyecek faizin başlangıç tarihinin gün,ay ve yıl olarak hükümde açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi,
3-Mahkemece hüküm altına alınan 7.607,95YTL miktar içersinde davalıya yapılan masrafların sarf tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 4.274,59 YTL faiz alacağı da mevcut olup, Borçlar Yasasının 104/son maddesine aykırı biçimde faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak bir biçimde bu miktar için de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
4-Dosya içersinde bulunan belgelere göre davalılarca tahakkuk eden borca karşılık dava açılmadan önce 14.4.2005 ile 20.6.2005 tarihleri arasında taksitler halinde toplam 4.250 YTL ödeme yapılmıştır.Yapılan bu ödemelerin Borçlar Yasasının 84.maddesi uyarınca ödeme tarihlerine kadar asıl alacağın işlemiş faizinin bilirkişiye hesap ettirilip,öncelikle işlemiş faizden, kalan kısım varsa bunun da asıl alacaktan düşülmesi suretiyle davalıların kalan borçlarının bilirkişiye hesap ettirilmesi gerekirken, davalılarca hiç ödeme yapılmamış gibi asıl borç ve sarf tarihinden itibaren işlemiş faizin hüküm altına alınarak davalıların iki kez ödeme yapmasına yol açacak şekilde hüküm tesisi,
5- Davacı taraf dava dilekçesinde 14.999,98 YTL asıl alacağın sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiş olup, mahkemece 3.333,36 YTL asıl alacağa hükmedildiği cihetle taraflar lehine vekalet ücretinin asıl alacağın kabul ve red oranına göre, bu bağlamda karar harcının da hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekirken, bunların asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş olan faiz üzerinden tahsiline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 01.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.