Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4013 E. 2023/9241 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4013
KARAR NO : 2023/9241
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2009 tarihli ve 2009/15509 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırma istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2012 tarihli ve 2009/143 Esas, 2012/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3. … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2012 tarihli ve 2009/143 Esas, 2012/470 Karar sayılı kararının o ye Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.12.2017 tarihli karar ile,
“…sanığın tutarlık tevil yollu ikrarına karşın, sanığın mahkumiyeti yerinde hangi beyana neden üstünlük tanındığı ise inceleme aşamasında da denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp, tartışılmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/22 Esas, 2019/262 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/2406 Esas, 2021/11261 Karar sayılı kararı ile,
“I-….sanığın eyleminin TCK’nın 149/1. maddesinin (h) kapsamında kaldığı düşünülmeden yasal koşulları bulunmayan aynı madde ve fıkranın (a) bendine yer verilmesi,
II- Mağdurun 27.08.2013 günlü kolluk anlatımı ile dosya içerisinde buluan 03.07.2007 günlü fatura suretine göre; suça konu cep telefonunun değerinin 419,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında; somut olayda uygulama koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 150/2 nci maddesi ile uygulama yapılması,
III- Gerekçeli karar başlığında mağdur …’un gösterilmemesi,
IV-Yakınan …’nın 11.07.2012 tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiğini beyan ettiği halde adı geçen yakınanın gerekçeli kararda katılan olarak gösterilmesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma kararı üzerine … 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/337 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 4 yıl 7 ay hapis ceza ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yeterli delilin bulunmadığına,
2. Sanığın beyanın tutarlı olduğuna,
3. Eksik soruşturma ile yetinildiğine,
4. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
5. Değer azlığının uygulanmadığına,
6. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın saat 22.30 sularında evine giden mağdurun yanına gidip, bir müddet birlikte yürüdükten sonra “…üstünde bir şey var mı…” diye sorduğu, mağdurun olumsuz yanıt vermesine rağmen üzerini arayıp cep telefonunu aldığı, mağdurun telefonun kendisinin olmadığını söylemesi üzerine de “…arkamda bıçak var…” diyerek yumruk attığı, mağduru ara sokaklarda bir süre dolaştırdıktan sonra “…polise gidersen arkadaşlarım var, onlara seni bıçaklatır ve öldürürüm…” diyerek eylemini sonlandırdığı, mağdurun olayı annesine bahsetmesi üzerine birlikte polis merkezine giderek müracaatta bulundukları anlaşılmıştır.

2. Sanık …’ın 22.03.2009 tarihli ifadesinde; mağdurun kendisine 100,00 TL borcunun bulunduğunu, olay günü karşılaşmaları üzerine alacağını istediğini, mağdurun parasının olmadığını söyleyerek borcuna karşılık telefonu vermeyi teklif ettiğini, birlikte telefoncuya gidip fiyatını sorduklarını, telefona 80,00 TL fiyat verdiklerini, mağdurun borcuna karşılık olarak telefonu kendisine verdiğini belirtmesine karşın, 22.06.2010 tarihli ifadesinde mağdurun telefonu satıp, parasını kendisine verdiğini iddia etmesi dikkate alınarak aşamalarda değişerek gelişen çelişkili beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Suça konu cep telefonun 419,00 TL’lik fatura suretinin mağdur tarafından ibraz edildiği anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Delil Yetersizliği, Eksik Soruşturma ve Sanığın Savunması Yönünden
Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen tutarlı ve istikrarlı anlatımlarına karşın sanığın değişerek gelişen ve kendi içesinde çelişen savunmalarda bulunduğu ve mahkemece toplanan hukuken elverişli tüm kanıtlara göre araştırılması lazım gelen başkaca bir hususun da kalmadığı dikkate alındığında sanığın suçu sabit görülmüş ve kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suçun Unsurları Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Hâl böyle olunca mağdurun cep telefonunu zorla alan sanığın eyleminin yağma suçu kapsamında kaldığı anlaşıldığından suçun unsurları yönünden kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Değer Azlığı Yönünden
Suça konu eşyanın suç tarihindeki değeri ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde sanık hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/238 Esas, 2021/524 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.