YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/23524
KARAR NO : 2008/1624
KARAR TARİHİ : 07.02.2008
Davacı, …..vekili Avukat…. ile davalı,SSK. Başkanlığı vekili Avukat ….. aralarındaki tespit davası hakkında İstanbul 7. İş Mahkemesinden verilen 24.11.2004 gün ve 234/1010 sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 27.06.2005 gün ve 1135/6823 sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Davalı …. Başkanlığı 26.06.2007 tarihli dilekçesi ile davacı Hasan Ali Başpınar’ın davasının reddine karar verildiği halde 6183 sayılı Yasa’nın 58/5. maddesi gereğince prim borcunu %10 zamlı olarak ödemesine karar verilmediği, tebligattaki usulsüzlüğe davacı Hatice Başpınar sebebiyet verdiği halde bu davacı yararına avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini bildirerek bu yanlışlığın tavzihen düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan tavzihe konu İstanbul 7. İş Mahkemesinin 24.11.2004 tarihli 2003/234 Esas, 2004/1010 Karar nolu kararının davacının temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2005 tarihli, 2005/1135 Esas, 2005/6823 Karar nolu kararı ile onandığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca tavzih isteminin Yargıtay kararına karşı yapıldığı açıktır. Bundan başka 07.06.1944 gün, 40/22 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre, tavzih talebi Yargıtay Kararlarına karşı da yapılar. Bu nedenle, davalının tavzih talebi üzerine dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekirken mahkemece incelenerek tavzih istenemeyeceği gerekçesiyle tavzih isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu bakımdan yerel mahkemenin 26.06.2007 günlü, 2003/234 Esas, 2004/1010 Ek Karar sayılı kararı bozularak kaldırılmalı, davalı ….’nun nitelikçe maddi hatanın düzeltilmesine yönelik dilekçesi incelenmelidir.
İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki; Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.
Kanun yoluna tabi olan eş söyleyişle verildikleri anda kesin olmayan kararlar, kanun yoluna başvurma süresinin geçmesi ile kesinleşir. Kesinleşen karara karşı artık kanun yollarına gidilemez. Somut olayda kısa karar 24.11.2004 tarihinde davalı …. vekilinin yüzüne karşı verilmiş, kurum vekili gerekçeli kararı 19.06.2007 tarihinde tebellüğ etmiş ancak temyiz etmemiştir. Mahkemenin 24.11.2004 tarihli kararı davalı …. yönünden temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğundan, Dairemizin 27.06.2005 tarihli onama kararında da maddi bir hata bulunmadığından davalı …. vekilinin 26.06.2007 tarihli maddi yanılgının düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Mahkemenin 26.06.2007 tarihli, 2003/234 Esas, 2004/1010 Ek Karar sayılı kararının bozularak kaldırılmasına, davalı …. vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi isteminin REDDİNE , 07.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.