YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4661
KARAR NO : 2022/8509
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21.01.2020 tarih ve 2017/815 E. – 2020/41 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı Kemer Yapı ve Turizm arasında 01/06/2005 tarihinde satın alma vaadi sözleşmesi yapıldığını, Göktürk ilçesinde yapılacak olan Su Evleri adlı projeden inşaat aşamasında bir adet ev satın aldığını, bu projeden ev alanların bir oluşum kurarak evleri bitirmeyi amaçladıklarını, davalı şirketin de bu amaca hizmet için kurulmuş bir şirket olduğunu, işin bitirilmesi için şirkete para aktarıldığını ancak gayrimenkullerin tamamlanmadığını, planlandığı gibi şirketin paylarını devretmediğini, tapu iptali ve tescili talepli olarak İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinde dava açktıklarını, davalı şirkete ne kadar bir likit girişi olduğunun ve bunların nerelerde kullanıldığının belli olmadığını, paraların iadesi için İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2014/15932 Esas sayılı dosyası ile yaptıkları takibin ise davalının itirazı üzerine durduğunu, davalıdan alacaklı olarak görünen dava dışı şirket tarafından haczen tahsil edilecek olan maddi varlığın da davalı şirkete ait olmadığını, davalı şirketin ticari bir faaliyet yürütmediğini ve kendisine ait bir varlığının olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davalının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2014/15932 Esas sayılı dosyası ile yaptıkları takibe itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kısmi de olsa borç verdiğini, verdiği borcu talep edebileceği şahsın müvekkili şirket değil, Kemer Emlak A.Ş. olduğunu, davacının müvekkili şirketten şirketin hissesini istemesinin usul ve esas yönünden yasaya uygun olmadığını, müvekkilinin yazılı taahhüdünü yerine getirdiğini, davacının kendi yazılı taahhüdünü ifa etmediğini, müvekkili şirketten hisse talep etmesinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacının takip konusu alacağın %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisine villa teslimi yapılmadığını ve şirket hissesi verilmediğini ispatlayamadığı, davalıdan takip talebindeki gibi bir alacağının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı Kemer Emlak Yapı Tur. Tic. A.Ş. ve Kemer Yapı ve Turizm A.Ş.’ye fon sağlamak amacıyla kurulan davalı şirkete verilen borç ile davalı şirkette hisse sahibi olabilmek için ödenen hisse bedellerinin iadesi amacıyla başlatılan takibe karşı vaki itirazın iptaline ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasından, davacı ile bir kısım dava dışı şahısların, müteahhitliğini dava dışı Kemer Emlak Yapı Tur. Tic. A.Ş., pazarlamasını da dava dışı Kemer Yapı ve Turizm A.Ş.’nin yapacağı villalardan bedelini ödemek suretiyle aldıkları; ancak yüklenici ve pazarlamacı şirketlerin finans sıkıntısı içerisine girmeleri nedeniyle projeyi tamamlayamadıklarından ev satın alanların yükleniciye finans sağlaması amacıyla yüklenici ve pazarlamacı şirketler ile ileride ortağı olacakları şirket kurucuların 27.06.2008 tarihli anlaşmayı yaptıkları, davacı ve dava dışı ev satın alanların bu sözleşmeye taraf olmadıkları ancak işbu sözleşmede su evleri ortakları diye anıldıkları akabinde 25.08.2008 tarihli ana sözleşme ile davalı şirketin kurulduğu ve ev satın alanların dava dışı yükleniciye sağlanacak fonun toparlanması için sözleşme kapsamında davalı şirkete ödeme yaptıkları anlaşılmıştır.
Bunun yanı sıra, anılan sözleşmede; “Müteahhitin içine girdiği nakit akışı sıkıntısına bağlı olarak inşaat faaliyetini yavaşlattığını ve inşaatın süresinde tamamlanamaması halinde satın aldıkları bağımsız bölümleri teslim almamaları riskinin doğduğunu gördükleri için, münhasıran aşağıdaki şekilde kullanılmak kaydıyla müteahhit lehine bir nakit kaynağı yaratıp, müteahhitin bir kısım arsa sahipleri ile yapmış olduğu bahse konu kat karşılığı anlaşmasından doğan taahhütlerin tamamlanmasını sağlayarak son tahlilde kendi bağımsız bölümlerini teslim alabilmek amacıyla ortaklar, kemer ve müteahhitle işbu anlaşmayı tanzim ve imza etmiştir.”, “Keza müteahhit, su evlerinin ortaklarına yapılan bağımsız bölüm satışlarından doğan ve vadeleri geldiğinde Su Evleri’nin ortaklarından tahsil edilecek olan ve bir kısmı KDV alacaklarından oluşan 7.000.000.- (Yedi Milyon) ABD Doları tutarında bir kaynağa sahip olduğunu ve bu kaynak ile birlikte inşaatın tamamlanması için gereken ek kaynak tutarının 9.000.000.- (Dokuz Milyon) ABD Doları tutarı olarak ortaya çıktığını ve Su Evlerinin 9.000.000.- (Dokuz Milyon) ABD Doları tutarında ek bir kaynak sağlaması halinde kat karşılığı inşaat anlaşması ile bir kısım arsa sahiplerine ve bağımsız bölüm satış anlaşmaları ile de Su Evleri’nin ortaklarına taahhüt ettiği tüm yükümlülükleri bahis konusu anlaşma şartlarına uygun olarak yerine getirebileceğini beyan ve taahhüt etmiştir.”, “(b) bendinde belirlenen şekilde kullanılmak ve yine işbu anlaşmada belirlenen şekilde ve şartlarda Su Evlerine geri ödenmek şartıyla 9.000.000.- US Doları tutarlı ek nakit kaynağı, sağlamayı kabul ve taahhüt etmiştir.”, “İlk 1.000.000.- (Bir Milyon) US Dolarlık bölümü, Su evleri lehine bağımsız bölümlerin kat irtifakının oluşturulduğu ya da herhangi bir nedenle bu mümkün olmadığı takdirde, bağımsız bölümlerin üzerine inşa edileceği arsaların kendisinde olan hisseleri üzerine müteahhit Kemer Emlak Yapı Turz. ve Tic. A.Ş tarafından, Su Evleri lehine toplam 18.000.000.- (On Sekiz Milyon) YTL tutarında inşaat ipoteği tesis edileceği tarihten bir gün önceki tarihte,… sağlanacaktır.”, “Kemer Yapı Turz. A.Ş. tarafından müteahhit Kemer Emlak Yapı Turz. Ve Tic. A.Ş lehine tanzim edilen ve müteahhit tarafından su evlerine teslim edilen tüm bonoları ortaklara iade etmeyi taahhüt ile ve bu durumda ortakların 9.000.000.- US Dolara kadar verilmiş olan borçtan şahsi sorumluluklarının sona ereceğini teyit ve kabul etmiştir.”, “Su evleri de müteahhit, ortaklar ve Kemer’in işbu anlaşmadaki sair yükümlülüklerini anlaşma koşullarına uygun şekilde ifa etmeleri halinde hisseler üzerindeki rehni kaldırmayı ve mülkiyetini devraldığı hisseleri devraldığı koşullarla ortaklara iade etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir.”, “ORTAKLAR…şartı aranmaksızın, rehin konusu edilmiş olan ortaklara ait Kemer Emlak Yapı Turz. ve Tic. A.Ş. hisse ve hisse senetlerinin mülkiyetini su evlerine devredilmesini, talep hakkına da sahip olduğunu beyan ve kabul ve işbu anlaşmanın bu yönü ile aynı zamanda bir hisse devir taahhüdü içerdiğini teyid etmiş, işbu anlaşma ile su evlerinin yazılı talebi halinde hemen hisse senetlerini temlik cirosu ile birlikte su evlerine teslim ederek hisseleri devretmeyi taahhüt etmişlerdir.”, “…belirlendiği üzere inşaatın kalan bölümünün toplam maliyetinin 16.000.000 US Dolar olduğunu ve bu nedenle de herhal ve karda su evlerinin yaratacağı ek finansman taahhüdünün 9.000.000 USD dolarından ibaret kalacağını beyan ve taahhüt etmekle birlikte herhangi bir nedenle inşaat maliyetinin 16.000.000.- Doları aşması ve buna bağlı olarak su evlerinin 9.000.000.- Doları da aşan ek ödeme yapmak durumunda kalması halinde taraflar bahis konusu ek maliyetin karşılanması ile ilgili olarak aşağıdaki şekilde bir mutabakata varmışlardır.”, “Öte yandan müteahhit Kemer Yapı Turz. A.Ş. tarafından Su Evleri ortaklarıyla evvelce yapılmış olan bağımsız bölüm satışı ile ilgili anlaşmaların tüm hak ve borçları ile birlikte müteahhit Kemer Emlak Yapı Turz. ve Tic. A.Ş.’ye devrini sağlamayı ve su evleri ortaklarının talebi halinde Kemer Yapı Turz. A.Ş. ile yapmış oldukları bağımsız bölüm satış anlaşmasını aynı koşullarla müteahhit Kemer Emlak Yapıt Turz. Ve Tic. A.Ş. ile de yapılmasını temin etmeyi ve su evleri ortaklarının işbu anlaşma ve evvelce Kemer Yapı Turz. A.Ş. ile yapılan anlaşmada yazılı yükümlülüklerden daha fazla bir borç ve yükümlülük altına girmemesini sağlamayı taahhüt ile aksi halde oluşacak ek borç ve yükümlülüklerin kendileri tarafından ifa ve icra olunarak giderileceğini kabul etmişlerdir.”, “Buna karşılık, Su Evleri de, inşaatın gecikmesi nedeniyle, evvelce Kemer Yapı ve Turz. A.Ş ve Kemer Emlak Yapı Turz. ve Tic. A.Ş ile yapılmış bağımsız bölüm satış vaadi anlaşmasından ve gerekse buna ek olarak yapılan anlaşmalardan doğan tüm gecikme cezalarından tamamen feragat etmişlerdir.”, “d) ve nihayet Kemer Emlak Yapı Turz. ve Tic. A.Ş. esas mukavelesinin 9. maddesinde yapılacak değişiklikler yolu ile ortakların kendi içlerinde ve hisseler üzerindeki rehin hakkı ile rehin anlaşmasından doğan su evlerinin haklarına zarar vermeyecek şekilde yapacakları devirler ile su evlerine yapılacak devirler dışında herhangi bir üçüncü şahsa hisse devretmesinin bir kısım arsa sahipleri ile yapılan kat karşılığı inşaat anlaşması ve su evleri ile yapılan bağımsız bölüm satış anlaşmaları ile üstlenilen inşaat ve diğer taahhütlerin ifasına kadar yasak olduğu şirket yönetim kurulunun TK 418/2’ye uygun olarak, sebep göstermeksizin hisse devir ve tescil taleplerini kayıttan imtina edebileceğini yazılmasını sağlamayı, taahhüt ile işbu mukavelenin imzası tarihinde esas mukavelede yapılacak değişiklik neticesinde (B) gurubu olarak tavsif olunacak ve şirket sermayesinin %15’ine tekabül edecek miktarda hisseyi ayrıca bir bedel ödenmesi gerekmeksizin Su Evleri tarafından belirlenecek şahıs ya da şahıslara üzerinde var olan ya da konulacak olan rehin mükellefiyeti ile birlikte devretmeyi kabul etmiştir.” hükümlerini haizdir.
Davacının dayanmış olduğu ve ilgili hükümlerine yer verilen 27.06.2008 tarihli sözleşme, yukarıda izah edildiği gibi dava dışı Kemer Emlak Yapı Tur. Tic. A.Ş. ve Kemer Yapı ve Turizm A.Ş. ile henüz kurulmamış davalı şirketin kurucuları arasında imzalanmıştır. Bu sözleşmede, davacının taraf olarak imzası olmaması rağmen, sözleşmenin 2. paragrafında “su evleri olarak anılacak Kemer Country Su Evleri 1 ve 2 adıyla başlatılan iki ayrı site projesinden ev alanların ortak olacakları, kurulmakta olan Kemer Country Su Evleri Yapı A.Ş. arasında TTK 301/2 uygun olarak daha sonra yasal süresi içinde tüm hakları kurulacak şirkete devredilmek üzere aşağıdaki şartlarda bir anlaşma yapılmıştır.” şeklinde bir ibareye yer verilmiştir. Bu ibareden anlaşıldığı üzere davalı şirket o tarihte henüz kurulmamış olup anılan sözleşme, davalı şirketin kurucuları ile dava dışı müteahhit ve pazarlama şirketleri tarafından hem kendi ad ve lehlerine hem de aralarında davacının da bulunduğu 3. kişiler yararına 6098 sayılı TBK m.129 (EBK 111) hükmü kapsamında yapılmış bir sözleşme niteliğindedir. Üçüncü kişi yararına sözleşmelerde, 3.kişi lehine vaadettiren 3. kişiye ifada bulunmayı vaadeden ve kendisine ifada bulunacak 3. kişi lehtar vardır. Yani üçlü ilişki söz konusudur. Böyle bir sözleşmede (üçüncü kişi yararına sözleşme) bir sözleşmeye taraf olmayan bir kimseye o sözleşmeden doğan alacağa etki edip talep hakkı vermektedir. Diğer bir ifade ile tam üçüncü kişi yararına sözleşmede lehtar vaadedenden ifayı bizzat talep edebilir. (M. Kemal Oğuzhan, M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt-1,20. Bası, Vedat Kitapçılık, İst. 2022, s. 258, par. 781. ve Cilt-2, s. 151 – 154)
Kanun ve sözleşme hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı şirketin kuruluş amacının davacı ve diğer ev satın alanların evlerini teslim alabilmeleri için finans sıkıntısı içinde olan dava dışı şirketlerle fon sağlamak olduğu, bu kapsamda davacının da banka vasıtasıyla 20.000 USD hisse bedeli açıklamalı olarak, 60.000 USD de inşaata ilişkin olduğuna delalet eden açıklamalarla toplam 80.000 USD para gönderdiği, davalının ise savunmasında, davacının dava dışı yükleniciye borç verilmek üzere kendisine 80.000 USD’nin gönderildiğini ancak diğer iddiaların doğru olmadığını ileri sürdüğü; ancak kendi vasıtasıyla üçüncü kişi davacı tarafından sağlanan fonun yine üçüncü kişi adına dava dışı şirketlere aktarıldığına ilişkin ispata yarar delil ibraz etmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının, dava dışı şirkete fon sağlanması amacıyla kurulan ve kendisinin de ortağı olacağını düşündüğü davalı şirkete inşaat ödemeleri atfı ile 60.000 USD borç verdiğinin ve yine kendisine vaadedilen davalı şirket hisseleri karşılığı olarak yaptığı 20.000 USD’lik ödemenin de hisse devri yapılmadığından iadesini isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir ifade ile davacının davalı şirkete yaptığı ödemelerin, aldığı evin bedeli veya kendisi için yapılan işlere karşılık olmayıp, borç verilmesi ve hisse alımı amacıyla yapıldığı ve dolayısıyla iadesini talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeksizin davanın yazılı ve yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün yazılı nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı taraf lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.