YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7404
KARAR NO : 2022/8319
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.06.2021 tarih ve 2021/224 E. – 2021/551 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin davacıdan faturalar karşılığı 71.099,36 TL tutarında mal aldığını, fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, takipten sonra davalının dosya borcuna mahsuben 60.479,34 TL ödeme yaptığını, daha sonra davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşme çerçevesinde yürütüldüğünü, bu sözleşme hükümlerine göre sipariş edilen ürünlerin sözleşmede belirlenen süre içerisinde teslim edilmesi gerektiğini, davacının ürünleri geç teslim etmesinden kaynaklanan 10.620,00 TL’lik borcuna istinaden cezai şart faturası düzenlendiğini, bu nedenle davacıya 60.749,34 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin davacıya başkaca borcunun kalmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın 60.479,34 TL alacak yönünden usulden reddine, davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 10.620,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/3436 E- 2020/5798 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, ”2- Mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda hüküm verilmiş ise de, reddedilen tutarın, harçlandırılan dava değeri nazara alınarak belirlenmesi gerekirken, takip tutarı esas alınarak kısmı kabul hükmü kurulması ve buna göre yargılama gideri belirlenmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 2018/862 Esas, 2018/1412 Karar nolu hükmün a ve b bentleri kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2018/862 Esas, 2018/1412 Karar nolu 25.12.2018 tarihli kesinleşen kararın a ve b bendine göre bozmadan önceki kararda harçların hesaplandığı anlaşılmakla, harç ile ilgili olarak tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından başlatılan takip üzerine davalı tarafından icra dosyasına kısmi ödeme yapılarak kalan kısma itiraz edilmiştir. Davacı ise itiraz edilen kısma icra dosyasındaki masrafları ve vekalet ücretini ekleyerek 23.000.- TL yönünden itirazın iptali talebinde bulunmuştur. İtirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı olup takibe konu olmayan fer’i nitelikteki vekalet ücreti, icra masrafları ekleyerek itirazın iptali istenemez. Bu durum karşısında davacının isteminin 23.000.- TL, ödeme sonrası kalan miktarının ise 10.620.- TL olduğu gözetilerek buna göre infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken bazı kısımların kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmaması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.