Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33799 E. 2023/2647 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33799
KARAR NO : 2023/2647
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında mağdur …’nin isminin yazılmamış olması eksikliğinin mahallinde tamamlanabileceği değerlendirilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1480 Esas, 2010/609 Karar sayılı kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın, denetim süresi içerisinde 23.12.2013 tarihinde suç işlediğinde bahisle yapılan ihbar üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/502 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın, süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, gerekçeli temyiz sebebi bildirmediği anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde kimlik göstermemesi nedeniyle hakkında işlem yapılmak üzere karakola götürülmek istenen sanığın, ekip aracına bindirileceği sırada mağdur polis memuru …’nin yakasından tutup itekleyerek yere düşürdüğü ve yaralanmasına neden olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Mağdur polis memuru … ile diğer mağdurların aşamalarda istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu beyanda bulunmaları, kamu görevlisi olan mağdurların sanığa iftira atmasını gerektirecek nitelikte bir husumetin dosyaya yansımamış olması, 03.05.2009 tarihli tutanak içeriği ve mağdur …’nin anlatımıyla uyumlu yaralanması olduğunu gösteren adli muayene raporu da gözetildiğinde sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunun sübut bulduğuna yönelik Yerel mahkemenin takdir ve inancında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.