YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/644
KARAR NO : 2023/974
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/256 E., 2022/616 K.
DAVA TARİHİ : 28.07.2015
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
Taraflar arasındaki “itirazın kaldırılması ve tahliye” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, İstanbul … 2. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin kısmen kabulüne ilişkin karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararını bozulmasına, karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda; davacının davasının kabulüne, itirazın kaldırılmasına, icra takibinin devamına, itirazın kaldırılan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştri.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; itirazın kaldırılması ile takibin 13.200 TL üzerinden devamına, itiraz edilen miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, borçlunun mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Borçlu vekili cevap dilekçesinde; işyerinin kira sözleşmesine uygun bir bildirim ile tahliye edildiğini, işyerinin kullanıldığı döneme ait kira borcunun bulunmadığını, tahliye ihbarnamesi ile kiralanan yerin 30.11.2014 tarihinde tahliye edileceğinin ve kira sözleşmesinin bu tarih itibariyle feshedileceğinin bildirildiğini ve taşınmaz tahliye edildiğinden, fesih ve tahliyeden sonraki 11 ay için kira borcunun bulunmadığını, talebin reddi gerektiğini savunarak alacaklının takip konusu meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.11.2015 tarihli ve 2015/558 Esas, 2015/866 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile itirazın 1.200 TL tutarındaki kasım 2014 kirası yönünden kaldırılmasına, tahliye hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.ÖZEL DAİRE BOZMA KARARI
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince 03.02.2017 tarihli ve 2017/431 E., 2017/1049 K. sayılı kararı ile; davalı borçlu, anahtar teslimini yazılı belge ile kanıtlayamadığına göre davacı alacaklı tarafından bildirilen tarih tahliye tarihi olarak kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Direnme Kararı
İstanbul … 2. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve 2017/520 E., 2017/732 K. sayılı kararı ile; takibe dayanak kira sözleşmesinin 8. maddesine göre borçlunun ihtarname gönderdiği, sözleşmenin 20. maddesinde kira sözleşmesinde yapılan tebligatların değişiklik bildirilmediği sürece geçerli olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmedeki adrese gönderilen noter ihtarının tebliğ edilmiş sayılacağı, noter aracılığıyla yapılan ihtarnamenin kiralayanın sözleşme adresine gönderildiği için bu tarih itibariyle taşınmazın tahliye edildiğini kiralayanın bildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
B.Direnme Kararının Temyizi
Direnme kararı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
C.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.01.2022 tarih ve 2018/8-708 esas 2022/11 karar sayılı ilamı ile; borçlunun itirazında takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmediği, sözleşmenin hususi şartlarına göre belirlenen kira alacağının takip hukuku bakımından kesinleştiği, kiralananın tahliye edildiğinin ve anahtarın da kiralayana teslim edildiği yönünde borçlunun iddiası bulunmadığı, anahtarın teslim edildiği borçlu tarafından ispatlanamadığından alacaklı tarafından bildirilen tarihin tahliye tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının bozulmasına, karar verilmiştir.
D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamında belirtildiği üzere taşınmazın anahtarının teslim edildiği borçlu tarafından İİK’nın 269/c maddesinin 1. fıkrasında yazılı belgelerle ispatlanamadığından alacaklı tarafından bildirilen 08.09.2015 tarihinin tahliye tarihi olarak kabul edilerek bilirkişi raporu alındığı, raporda ödenmeyen kira bedelleri ve sözleşmedeki muacceliyet şartı uyarınca talebi gibi 13.200 TL kira alacağı tespit edildiği belirtilerek davacının davasının kabulüne, itirazın kaldırılmasına, icra takibinin devamına, itirazın kaldırılan asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, tahliye konusunda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; anahtar teslimine ilişkin maddi olguyla ilgili yemin eda ettirmeksizin davanın kabulüne ilişkin karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğu, kira konusu taşınmazın Kasım 2014- Eylül 2015 döneminde aktif aboneliklerinin bulunup bulunmadığı hususunun ve vergi dairesinden bu dönem için kira gelir beyanı olup olmadığının incelenmediği, taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmek gerekmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kiracı borçlu tarafından anahtar teslimi ve tahliyenin kanıtlanıp kanıtlanmadığı, buradan varılacak sonuca göre mahkemece alacaklı tarafından bildirilen tarihin tahliye tarihi olarak kabul edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
İcra ve İflas Kanunu’nun 62.,78., 269-269/d maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 315 veya 362
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz sebeplerinin reddiyle bozma gereğine ve usule uygun mahkeme kararının İİK’nın 366. ve HUMK’nın 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
İlamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.