Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/7898 E. 2008/11578 K. 06.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7898
KARAR NO : 2008/11578
KARAR TARİHİ : 06.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, dava dilekçesinde nüfus kaydında çocukları olarak görünen … ve …’ın kaydının iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı ve davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde kendi çocukları olarak kayıtlı bulunan … ile …’in gerçekte kendi çocukları olmayıp kardeşi …’in çocukları olduğunu ileri sürerek kendi hanesinde kayıtlı bulunan adı geçen çocukların kaydının iptalini istemiş, mahkemece her iki hanede kayıtlı çocukların aynı kişiler olduklarına dair iddia kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay uygulamalarına göre kamu düzenine ilişkin bulunan nüfus kayıt düzeltme davalarında hakim doğru sicili oluşturmakla yükümlüdür. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, özellikle nüfus kayıtları ile 17.4.2008 günü kolluk tarafından tutulan tutanak içeriğinden, mükerrer kaydedildikleri ileri sürülen … ile …’in farklı doğum ve tescil tarihleri ile hem davacı …’in hanesinde, hem de bu kişinin kardeşi olduğu öne sürülen …’in hanesinde sırasıyla … ve … anne adları ile kayıtlı oldukları, … ve …’ın … hanesinde …, … ve … adında, … hanesinde ise … adında kardeşlerinin bulunduğu, kollukça tutulan tutanakta … ile …’ın kardeş oldukları, … ile …’ın …’in çocukları bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre mahkemece her iki hanede kayıtlı … ve …’ın gerçekten …’ın mı yoksa …’ın mı çocukları olduklarının saptanması bakımından … ile …’in de davaya dahil edilip taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilip, tarafların göstereceği tüm deliller toplanıp … ve …’ın mükerrer kayıtlı çocukları olup olmadığı, her iki hanede aynı adı taşıyan farklı kimseler bulunup bulunmadıkları hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp, oluşacak kanaat doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ve eksik araştırma sonucu davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 06.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.