YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6788
KARAR NO : 2009/6896
KARAR TARİHİ : 14.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ile alınan bilirkişi kurulu raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu yada kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporlarda taşınmazın çiftçi imkanlarıyla sulandığının belirtilmesiyle yetinilmiş, taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise kaynağı, suyun kendi doğal akışı ile mi taşınmaza ulaştığı, dereden sulanıyorsa bu suyun taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, ayrıca dereden sulanamadığı zamanlarda taşınmazın ne şekilde sulandığı, yapılan sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar araştırılmadan, taşınmazı sulu tarla kabul ederek değerlendirme yapan raporlara göre hüküm kurulması,
2-Tarım arazisi niteliğinde olduğu saptanan taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin hesaplanmasında taşınmazın bulunduğu İlçe Tarım Müdürlüğünün dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin verilerinin ortalama değerlerinin esas alınması, bu bağlamda bilirkişi raporlarındaki aykırılıkların (buğdayda verim ve maliyet resmi veriden yüksek, fiyat düşük, nohutta verim, fiyat ve maliyet düşük, domateste verim ve fiyat düşük alınmıştır) ek raporlar alınmak suretiyle giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
../..
-2-
2009/6788-6896
3-Kamulaştırılan taşınmaza arsa niteliği kazandırmamakla birlikte, belediye mücavir alanında bulunması ve bazı belediye hizmetlerinden yararlanır durumda olmasının Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin i bendi kapsamında ve makul bir oranda değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
4-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki fark (idarece fazladan yatırılmış olan para) için ayrıca faiz yürütülmeden davalı tarafça varsa bankadan çekilmesine kadar işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesiyle yetinilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
5-Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı taraf yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın sulu yada kuru tarım arazisi niteliği açıkça ve denetime olanak verecek biçimde saptanmalı, sulu tarım arazisi olduğunun (fiilen sulandığının) belirlenmesi durumunda sulu tarım arazilerinde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin, kuru tarım arazisi olduğunun anlaşılması durumunda ise kuru arazilerde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin İlçe Tarım Müdürlüğünün bildireceği 2003 yılına ilişkin dekar başına verim ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatları esas alınarak sulu tarım arazisi ise %5 kuru tarım arazisi ise %6 kapitalizasyon faizi uygulamak ve objektif değer artırıcı unsurlar da dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapılarak kamulaştırma bedelinin belirlenmesi için bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı, raporların bozma gereklerine uygunluğu denetlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 14.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…