Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4494 E. 2023/8989 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4494
KARAR NO : 2023/8989
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2015 tarihli ve 2015/54113 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2015/214 Esas ve 2016/109 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2015/214 Esas ve 2016/109 Karar sayılı kararının katılan … … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2017/1656 Esas, 2020/1014 Karar sayılı kararı ile;
“…II- Sanık … hakkında, katılan … …’ya yönelik yağma suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Olay tarihinde saat 22.30 sıralarında, tanık …’nun oto yıkamacısında, katılan ile sanık … … arasında, sanık …’ın alacağının katılanca ödenmemesi nedeniyle tartışma çıktığı ve sanık … …’ın katılanı darp etmeye başladığı, bu esnada sanık …’ın, üstünde bulunan tabancayı çıkartıp katılana doğrulttuğu şeklinde gerçekleşen eylemin, soruşturma aşamasında ifadeleri alınan tanıklar … ve … tarafından doğrulandığı, sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu düşünülmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2020/125 Esas ve 2021/264 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Delil yetersizliği nedeniyle beraat etmesi gerektiğine,
2. Tanık E.K.’nın kovuşturma aşamasında vermiş olduğu beyanı yerine soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanına itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü saat 22.30 sıralarında, tanık E.K.’nın oto yıkamacısında, katılan ile kasten yaralama suçundan hakkında verilen mahkûmiyet kararı daha önce kesinleşmiş bulunan temyiz dışı sanık … … arasında, sanık …’ın alacağının katılanca ödenmemesi nedeniyle tartışma çıktığı ve sanık … …’ın katılanı darp ettiği esnada sanık …’ın belinde bulunan tabancayı çıkartarak katılana doğrulttuğu, tanık E.K.’nın “iş yerimde böyle yapmayın” diyerek araya girmesi üzerine olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık …’ın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.

3. Tanıklar E.K. ve İ.S.’nin birbirleriyle uyumlu benzer soruşturma aşamasında vermiş oldukları beyanlarında; ” katılanın saat 22.30 sıralarında iş yerine geldiğini, daha sonra siyah renli bir jeep ile üç şahsın geldiğini, katılanın yanına geldiklerini, daha sonra aralarında sert konuşmalar üzerine yanlarına gittikleri esnada sanık …’in katılana yumruk vurduğunu, hemen araya girdiğini, sanık …’in bağırarak ” silahı getir ” dediğini, sanık …’ın belinden tabanca çıkartıp mekanizmasını geriye çekerek silahın namlusuna mermi sürer gibi yaptığını, tanık E. K. bunu görünce katılanın önüne geçerek ” bakın işyerimde bunu yapmayın.” diye bağırdığını, bunun üzerine şahısların geldikleri araç ile ayrıldıkların, 30.000,00 TL para alındığını görmediklerini” beyan ederek katılan beyanlarını doğruladıkları görülmüştür.

4. Katılanın olayı ve temyiz dışı sanık … …’ın telefon numarasını kolluk görevlilerine bildirmesi üzerine sanıklara ulaşıldığı ve sanık …’ın kendiliğinden gelerek teslim olduğunda dair 02.09.2014 tarihli olay tespit tutanağı ve 03.09.2014 tarihli yakalama tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

5. Katılanın yapılan muayenesinde darp cebir izine rastlanmadığına ilişkin olarak; … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 01.04.2015 tarihli adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Beraat Etmesi Gerektiği Yönünden
Katılanın aşamalardaki iddialarını doğrulayan tanıklar E.K. ve İ.S.’nin birbirleriyle uyumlu ve benzer soruşturma aşamasında vermiş oldukları beyanları, yakalama ve olay tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek suçunun sabit olduğu anlaşılmakla ve bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Tanık Delili Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre tanıklar E.K. ve İ.S.’nin soruşturma aşamasında vermiş oldukları birbirleriyle uyumlu ve benzer nitelikteki beyanları olayın akışına ve katılan anlatımına uygun olup, sonradan sanığı suçtan kurtarmak amacıyla değiştirmiş oldukları kovuşturma aşamasında vermiş oldukları beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2020/125 Esas ve 2021/264 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.