Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4460 E. 2023/9138 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4460
KARAR NO : 2023/9138
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde oldukları, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2016 tarihli ve 2016/10437 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/151 Esas ve 2016/249 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile son cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/151 Esas ve 2016/249 Karar sayılı kararının sanık … müdafii ile katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04/11/2020 tarihli ve 2018/2307 Esas, 2020/3797 Karar sayılı kararı ile;
“…Sanık …’in daha önce de para isteyip aldığı mağdur …’in yanına gidip, “Verdiğin paralar artık yetmiyor” diyerek 4.000 TL istediği, mağdurun olumsuz yanıtı üzerine sanığın mağduru bıçaklayarak hayati tehlike geçirebilecek şekilde yaraladığı, olayda;
1) Sanığın sübut bulan nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyeti yerine, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2) Oluş ve dosya içeriğine göre; ilk haksız hareketin sanık … tarafından kaynaklandığı gözetilmeden, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle noksan ceza tayini…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06/12/2021 tarihli ve 2020/405 Esas ve 2021/420 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile son cümlesi, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın katılandan alacaklı olduğu sabit olmasına karşın yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Sanığın eylemlerinin meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
4. Vesaire,
B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri;
1. Dosya kapsamındaki yazışmalar, tanık beyanları dikkate alınmadan eksik araştırma ile karar verildiğine,
2. Kasten yaralama suçundan kurulan hükümde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine,
5. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü gündüz saat 15.00 sıralarında sanık …’ın daha önce de para isteyip aldığı katılan …’in yanına gidip, “Verdiğin paralar artık yetmiyor” diyerek 4.000,00 TL para istediği, katılanın olumsuz yanıtı üzerine sanığın katılanı bıçaklamak suretiyle hayati tehlike geçirebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanlarında, sanık ile aralarında hukuki bir alacaktan bahsetmediği kovuşturma aşamasında ise açıkça aralarında bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.

3. Sanığın ise aşamalarda katılandan 4.000,00 TL alacağını istemesi üzerine katılanın kendisine bıçakla saldırması sonucu kendisini savunmak zorunda kaldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.

4. Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; … Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 10.03.2016 tarihli; “iç kanamaya neden olan kesici alet yaralanmasının; 1-Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, 2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı.” görüşünü içerir kesin adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanığın ayrı kovuşturma konusu yapılan ve katılana ait iş yerinin kurşunlanması iddiası üzerine yapılan soruşturma kapsamında kolluk görevlilerine kendiliğinden teslim olduğuna dair 01.02.2016 tarihli yakalama, üst arama ve muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanıklar … Ve Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Eksik İnceleme ve Beraat Etmesi Gerektiği Yönünden,
Katılanın tüm aşamalarda birbiriyle uyumlu beyanları ve bu beyanları doğrulayan adli rapor içerikleri ile sanığın suçtan kurtulmaya yönelik mesnetsiz savunmalarına itibar edilmemiş ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Alacak İddiası Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen sanıkla mağdur arasında bir hukuki ilişkinin varlığı koşulunun, hukuki alacağın kesin/ihtilafsız bir hukuki alacak olması, alacağın da hukuka uygun bir alacak olması gerekmekte olup, somut olayda sanığın alacak iddiasına ilişkin olarak bu iddiasını doğrular nitelikte somut yazılı yazılı delil (senet vs.) dosyaya sunamadığı gibi sanık tarafından sunulan yazışma içeriklerinin iş bu yağma suçuna konu paraya ilişkin olduğunu doğrulamadığı ki konuşma içeriklerinde sanığın katılandan yardım talep ettiğinin görüldüğü, sanığın sosyal ve mali durumu itibariyle savunma tanığının da tarafsızlığı hususunda şüphe bulunduğu dikkate alındığında katılan ile sanık arasında kesinleşmiş hukuki bir alacak söz konusu olmadığı gibi bireysel hak aramanın hukuk tarafından korunamayacağı dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Meşru Savunma Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca olay sırasında olayın başında katılandan kaynaklanan, başka türlü bertaraf edilemeyecek ağır ve muhakkak bir tehlikenin henüz bulunmadığı, saldırı ile savunma arasında ve kullanılan vasıtalar arasında orantının da bulunmadığı dikkate alındığında sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Haksız Tahrik Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında olayın başından beri yağma kastı ile hakeret eden sanığın katılanı bıçakla yaraladığı somut olayda ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığının sabit olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde nitelikli yağmaya teşebbüs ve kasten yaralama suçlarından temel cezaların belirlendiği, sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin de değerlendirildiği ayrıca sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarlarının 4 yıl 2 ay hapis cezası olduğu ve sanığın tekerrüre esas mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle , diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

6. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanık … ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06/12/2021 tarihli ve 2020/405 Esas ve 2021/420 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.