Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12849 E. 2023/743 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12849
KARAR NO : 2023/743
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2095 E., 2022/1898 K.
DAVA TARİHİ : 18.11.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/1103 E., 2021/365 K.

Taraflar arasındaki taşınmazın tahliyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı vekili dava dilekçesinde; adi yazılı kira sözleşmesine dayalı Örnek 13 takipte, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, borcun da ödenmediğini ileri sürerek borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu vekili cevap dilekçesinde; 7226 sayılı Kanun’a göre takibe konu kira döneminden kaynaklı olarak tahliyelerinin talep edilemeyeceğini, takip ve dava sonrası yapılan protokol gereğince alacaklıya verilen çeklerle kira borcunun ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından borçlu aleyhine kira alacağından dolayı adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takip başlatıldığı, borçluya ihtarlı ödeme emrinin 11.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrinde yazılı 7 günlük yasal süre içinde itirazda bulunmadığı, yine tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük yasal sürede de borcunu ödemediği, borçlunun duruşmadaki beyanının icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi günlük itiraz süresinde dosyaya itiraz edilmemesi ve otuz günlük ödeme süresinde ödeme yapılmaması karşısında ancak alacaklının kabulü ile dinlenebileceği, alacaklının borçlu tarafından sunulan protokolün geçerliliği konusunda bir beyanı olmadığı, borçlunun temerrüde düştüğü gerekçesi ile tahliye talebinin kabulü ile borçlunun taşınmazdan tahliyesine reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; 7226 sayılı Kanun’a göre takibe konu kira döneminden kaynaklı olarak tahliyelerinin talep edilemeyeceğini, takip ve dava sonrası yapılan protokol gereğince alacaklıya verilen çeklerle kira borcunun ödendiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından borçlu aleyhine kira bedellerinin yatırılmaması nedeniyle (13 örnek) icra takibi başlatıldığı, takip talebinde tahliye talebinin bulunduğu, ödeme emrinde itiraz süresi için 7 gün, ödeme süresi için 30 gün verildiği, tahliye ihtarının yazılı olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itirazının bulunmadığı, yasal süre içinde ödeme de yapılmadığı, takibin kesinleşmiş olduğu, 7226 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile; “01.03.2020 tarihinden 30.06.2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmaz.” hükmünün getirildiği, bu maddede belirtilen tarihler itibariyle ödenmeyen kira bedelleri nedeniyle alacaklının kira sözleşmesini fesih ve kiralananın tahliyesi yollarına başvurulamayacağı, 01.07.2020 tarihinden itibaren işlemiş işyeri kiraları bakımından ise bahse konu düzenlemenin uygulama alanının bulunmadığı, somut olayda, takibin konusunu 2020 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ayları kiralarının oluşturduğu, kiralananın iş yeri niteliğinde olduğu, anılan yasa maddesi uyarınca takibe konu edilen aylar itibariyle 7226 sayılı Yasa’nın uygulama imkanı bulunmadığı, tahliyeye karar verilmesinin mümkün olduğu, bunun yanında, 09.02.2021 tarihli protokolün, ödeme emrinin tebliğ edildiği 11.10.2020 tarihinden itibaren yasal 30 günlük ödeme süresi içinde düzenlenmediği, yapılan anlaşmanın temerrüt oluşumundan sonra kira alacağının tahsili amacına yönelik olduğu, alacaklının celsedeki beyanında temerrüt nedeniyle tahliye talebini tekrar ettiği, bu nedenle borçlunun temerrütünün sabit olduğu gerekçesiyle borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili, temyiz dilekçesinde; istinaf nedenlerinin tekrarla bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklanan, taşınmazın temerrüt nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun İİK’nın 269/a ve ilgili maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sair yasal mevzuat.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsilene,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.