Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/12384 E. 2023/2090 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12384
KARAR NO : 2023/2090
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği
HÜKÜMLER : Sanıklardan … hakkında resmi belgede
zincirleme sahtecilik ve zincirleme nitelikli zimmet
suçlarından mahkumiyet, … hakkında atılı
suçlardan beraat

Katılan Hazinenin, sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz talebinden, vekili aracılığıyla kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 27.11.2014 havale tarihli dilekçe ile vazgeçtiğini bildirdiği görüldüğünden, sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası açısından mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
I. HUKUKİ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.08.2010 tarihli ve 2010/5468 Soruşturma, 2010/2641 Esas, 2010/229 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci, 204 üncü ve 257 nci maddeleri, … hakkında ise zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 247 ve 204 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2014 tarihli ve 2010/175 Esas, 2014/279 sayılı Kararı ile sanık …’ün zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’in ise zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin; sanıklardan Şaban hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz isteğinden 27.11.2014 havale tarihli dilekçe ile vazgeçtiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … müdafiin temyiz itirazları; sanığın cezalandırılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
3. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları; sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olup sanığın eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yukarıda da belirtildiği üzere, katılan … vekilinin 25.11.2014 havale tarihli temyiz dilekçesi ile yalnızca sanıklardan … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz talebinden, 27.11.2014 havale tarihli dilekçe ile vazgeçtiği, 21.11.2014 tarihli, 26660611/11736-23049 sayılı makam onayının da temyizden vazgeçme dilekçesi ekinde yer aldığı, öte yandan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen de temyize tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık …’nin ise Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 19.04.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle;
Sanık … hakkındaki hükümler açısından 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2014 tarihli ve 2010/175 Esas, 2014/279 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.