Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/9051 E. 2023/547 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9051
KARAR NO : 2023/547
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 Tarihli ve 2020/148 Esas 2021/41 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Maktul …’e yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

2. Mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 Tarihli ve 2021/368 Esas, 2021/680 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri uyarınca kabulüne karar verilmekle;
“Sanık … hakkında maktul …’a yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükmün istinaf incelemesinde;
Sanık hakkında, …’a yönelik olası kast ile adam öldürme suçundan TCK 81/1, 21/2 madde ve fıkraları uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada sanığın TCK 81/1 maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK 21/2 maddesi uyarınca 22 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK 62/1 maddesi uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1-TCK m.21/2 ve m.3/1 uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınıp, orantılılık ölçütü de gözetilerek denetime olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli, hukuka, vicdana, hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, …’a ait iş yerinde oturan ve olay ile hiç bir ilgisi bulunmayan maktul …’in, sanığın tabanca ile açtığı ateş sonucunda ölmüştür.
1-TCK m.21/2’de; “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, suçun işlenmesinde kullanılan araç, meydana gelen zarar, sanık hakkında olası kast ile kasten öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken, olası kast nedeniyle 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası öngören TCK m.21/2 uygulaması sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığına göre üst sınıra yakın oranda TCK m.3/1 gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı makul bir ceza verilmesi gerekirken, yazılı şekilde temel cezanın 22 yıl olarak takdiren denilmek suretiyle gerekçeli kararda tartışılmadan karar verilmesi,
2-Somut olayda takdirî indirim uygulanmasının “makul” ve “makbul” olup olmadığının değerlendirilmesinde, suçun işlemesindeki özellikler, olası kast ile kasten öldürme suçunun işlenmesi sırasında meydana gelen zarar, suç öncesinde maktulün sanığa yönelik hiç bir eyleminin olmaması, sanığın pişmanlığa dayanmayan, olay akışına uymayan inkara yönelik savunmaları, olay sonrasındaki davranışları, kasten yaralama, 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarından sabıkalı kişiliği nedeniyle sanık hakkında TCK m.62/1 gereğince takdirî indirim uygulanmaması gerekirken, herhangi bir kişiselleştirme yapılmaksızın kanun metnindeki ifadeler yazılarak yasal olmayan gerekçe ile cezasında takdirî indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün istinaf incelemesinde;
Somut olayda takdirî indirim uygulanmasının “makul” ve “makbul” olup olmadığının değerlendirilmesinde, suçun işlemesindeki özellikler, katılanın sanığa yönelik ciddi bir eyleminin olmaması, tartışmayı sonlandırmaya yönelik irade göstermesi, buna rağmen sanığın eylemini gerçekleştirmesi, sanığın pişmanlığa dayanmayan, olay akışına uymayan inkara yönelik savunmaları, olay sonrasındaki davranışları, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından sabıkalı kişiliği nedeniyle sanık hakkında TCK m.62/1 gereğince takdirî indirim uygulanmaması gerekirken, herhangi bir kişiselleştirme yapılmaksızın kanun metnindeki ifadeler yazılarak yasal olmayan gerekçe ile cezasında takdirî indirim yapılmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması, “
Nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

C. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/258 Esas 2021/369 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Maktul …’e yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

2. Mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
karar verilmiştir.

D. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.05.2022 Tarihli ve 2022/148 Esas 2022/889 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında olası kastla öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi delaletiyle 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Yönünden,
İlk derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğuna,
İlişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden,
1. Ceza miktarına,
2. Sanık hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Doğrudan kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden,
1. Sübuta,
2. Suçun taksirle işlendiğine,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile mağdur … arasında olaydan bir gün öncesinde tartışma yaşandığı, sanığın mağdura ait iş yerinin camlarını kırdığı, bu nedenle taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunduğu, bu olaydan bir gün sonra mağdurun dükkanının arka kısmında bulunan bölünmüş alanda mağdur, maktul …, tanıklar …., ve … isimli şahısların alkol aldıkları sırada sanığın dükkana geldiği, dükkanın

arka kısmına geçtiği ve üzerinde bulunan silahı çıkardığı, doldur boşalt yaptıktan sonra mağdura doğru ateş etmek isterken hemen yanında bulunan maktul …’in sol göz altına isabet ettiği, maktulün bu silahla atış neticesinde öldüğü, yaklaşık iki-üç metrelik mesafeden küçük bir alanda maktulün ölümü ile neticelenebileceğini bildiği halde ateş ederek maktulün olası kast ile öldürdüğü kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

Sanık bir gün öncesinde aralarında tartışma çıkan mağdura yönelik öldürme kastıyla hareket ettiği, ancak atışının mağdurun hemen yanında bulunan maktule isabet ettiği, bu haliyle sanığın eyleminin tamamladığı ancak mağduru öldüremediği anlaşılmakla, mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

Meydana gelen zarar, suç öncesinde maktulün sanığa yönelik herhangi bir eyleminin olmaması, sanığın inkara yönelik savunmaları, olay sonrası davranışları ve sabıkalı kişiliği nedeniyle sanık hakkında takdirî indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.

2. Sanığın savunmasında suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Tanıklar ….., ….. beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Olay yeri inceleme raporu ve olay yeri krokisi dava dosyasında mevcut olup olay yerinde 1 adet boş kovan ele geçirildiği tespit edilmiştir.

5. Olay yerinde delillerin tespiti bakımından icra edilen keşif sonrası düzenlenen 06.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda; “Olayın, 380×525 cm. ebatlarında bir oda içerisinde meydana geldiği, buranın dar ve kapalı bir alan olduğu, bu tip yerlerde ateşli silahlarla direk canlılar hedef alınmadan yapılacak atışlarda bile, mermi çekirdeğinin duvar ve sert yüzeyli zeminlere çarparak yön değiştirmesi ve canlılara isabet etmesi durumunda yaralanma ve ölüm olaylarının gerçekleşebileceği” belirtilmiştir.

6. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan, 15.04.2020 tarihli otopsi tutanağında; “Şahsın ateşli silah yakın atış yaralanmasına bağlı merkezi sinir sistemi içine kanama (4. ventrikül içi kanama ve subdural hematom) ve medulla spnalis (omirilik) zedelenmesi nedenleri ile öldüğü, tüm yukarıdaki bulgulara göre atış istikametinin anatomik pozisyonun göre sağdan sola, önden arkaya ve aşağıdan yukarıya doğru olduğu” belirtilmiştir.

7. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı ve tekerrüre esas alınan ilâmın bir sureti dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık … ile mağdur … arasında olaydan bir gün önce tartışma yaşandığı, bu tartışmada sanığın tekel bayii olarak işletilen mağdura ait işyerine girmeye çalışarak camlarını kırdığı, bu nedenle sanık ile mağdur arasında husumet oluştuğu, ilk tartışmadan bir gün kadar sonra olay günü bahse konu

işyerinde mağdur, maktul, tanıklar …. ve …’in alkol aldıkları, bu sırada sanığın işyerine geldiği, arka kısmına geçtiği, sanığın üzerindeki tabancayı çıkararak mağduru hedef almak suretiyle tek el ateşlediği, bu sırada ateşlenen mermi çekirdeğinin mağdurun arkasındaki maktulün sol gözüne isabet ettiği, olay neticesi mağdurun yara almadığı ancak maktulün hayatını kaybettiği, sanığın yaşanan arbedeye rağmen mağdura yönelik olarak tabancasını ateşleyerek eylemini gerçekleştirmiş olduğu, olay mahalli olan tekel bayii dükkanının küçük ve kalabalık olmasına rağmen hedeflenen şahıs dışındaki kişi veya kişilerin yaralanma ve ölüm ihtimalleri öngörülebilir iken tabanca ile ateş etme kararının icra edilerek eylemin gerçekleştirilmiş olduğu ve bu suretle sanığın olası kast ile öldürme suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

Sanığın yaralama kastıyla mağdura yönelik yaptığı atış neticesi maktulün ölümüne neden olduğu olayda kasten yaralamaya teşebbüs ve olası kast ile öldürme suçunun tek fiil ile birlikte işlenmiş olması ve fikri içtima kuralları nazarında sanığın ağır olan maktule yönelik olası kast ile öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince mağdur …’e yönelik yaralama kastıyla bir el ateş ettiği oluşa ve dosya kapsamına uygun biçimde kabul edilen sanığın, mağdurun yanında bulunan maktul …’e gerçekleşen isabetle onu olası kastla öldürdüğü olayda, tek eylem sonucunda hem mağdur …’i kasten yaralamaya teşebbüs, hem de maktule yönelik olası kastla öldürme suçlarının oluştuğu açık ise de, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinin uygulanarak meydana gelen suçların en ağırı olan olası kastla öldürme suçundan ceza verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Ceza Miktarı Yönünden,
Sanık, tanıklar ….,….., . ve katılanın soruşturma aşamasında tespit olunan beyanları ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, sanığın suçunun sübuta erdiği, Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bilirkişi raporu içeriği ile (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Otopsi Raporu içeriği karşısında sanığın eyleminin vasıflandırılmasında bir isabetsizlik görülmediği, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde ceza miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdirî İndirim Yönünden,
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece; “sabıkalı kişiliği, suç işlemeye eğimli tutum ve davranışları” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdirî indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmesi karşısında güncel adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası bulunduğunun anlaşılmakla Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Doğrudan Kast Yönünden,
Sanığın husumetli olduğu mağdur …’e ait dükkanın içerisinde mağdura ateş ederken dükkanda bulunan diğer şahısların isabet alarak ölebileceklerini ya da yaralanabileceklerini öngörebilecek durumda olmasına rağmen ateş ederek maktulün ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılan olayda, sanığın eylemini olası kastla gerçekleştirdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübut Yönünden,
Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yolu ile ikrar etmesi, Olay Olgu (6) başlığı altında yer alan ayrıntısı belirtilen otopsi raporu içeriği karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Taksir yönünden,
Sanık savunması ve Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen bilirkişi raporu içeriği karşısında, sanığın ateş ettiği sırada aralarındaki mesafe itibariyle maktulü görmesi, isabet alacağının öngörülebilir olması , buna rağmen ateş etmiş olması nedeniyle eylemini olası kastla gerçekleştirdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız Tahrik Yönünden,
Maktulden sanığa yönelen, haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz veya davranışın bulunmadığı anlaşılmakla, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/889 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısınca, katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Bölge adliye mahkemesince sanığın olası kast ile adam öldürme suçundan mahkum edilmesi ve bu kararın sayın çoğunluk tarafından onanması kararına, sanığın eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği dolayısıyla kasten öldürme suçundan cezalandırılması için bozulması gerektiği düşüncesiyle katılmamaktayım.

Çözüme kavuşturulması gereken husus sanığın kasten adam öldürmek suçunu olası kastla mı yoksa doğrudan kastla mı işlediğidir. Sanığın kastını saptamak bakımından dosyada bulunan deliller irdelenmiştir.

Bu kapsamda;

Ölü muayene ve otopsi tutanağında, cesedin sol alt göz kapağının orta alt bölgesinde etrafında en geniş yerinde (sol dış) 0,3 cm. genişliğinde olmak üzere abrazyon ve ekimoz bulunan 0,8X0,7 cm. ebatında etrafının sol yarısı ve orta bölgesinde kırmızı renkli noktasal tarzda barut artıklarını düşündüren peteşiler bulunan ateşli silah yakın atış giriş deliği olduğu, saçlı deride sağ ense üst kısmında 0,8X0,8 cm ebadında kenarlarında vücut dışına doğru girintili çıkıntılı cilt uzantıları olan ateşli silah çıkış deliği olduğu, şahsın ateşli silah yakın atış yaralanmasına bağlı merkezi sinir sistemi içine kanama (4. ventrikül içi kanama ve subdural hematom) ve medulla spinalis (omurilik) zedelenmesi nedenleri ile öldüğü, tüm yukarıdaki bulgulara göre atış istikametinin anatomik pozisyonuna göre, sağdan sola, önden arkaya ve aşağıdan yukarıya olduğu, saptanmıştır.

İlk derece mahkemesince olay yerinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır.

Bilirkişi raporunda;

Olayın meydana geldiği yerin 380X525 cm ebatlarında olduğu ancak bölme içerisinde tuvalet ve mutfak tezgahı bulunduğundan olay yerinin 380X300 cm boyutlarında dar bir alan olduğu,

Suçta kullanılan tabancanın 9X19 mm çap ve tipinde ateşli silah fişeklerini atar hale dönüştürülmüş 6136 sayılı Yasa kapsamında silah olduğu, herhangi bir arızasının olmadığı,

15.04.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, şahsın ateşli silah yakın atış yaralanmasına bağlı olarak öldüğü ve atış istikametinin anatomik pozisyonuna göre, sağdan sola, önden arkaya ve aşağıdan yukarıya olduğu,

Suçta kullanılan tabancanın çarpma, düşme veya kendiliğinden ateş eder bir durumun olamayacağı,

Olayda yapılan atışın yakın atış olduğu,

Yakın atış: Kriminal labaratuvarlarca yapılan deneme atışlarıyla tecrübe edilen mesafe aralığının, kısa namlulu silahlarda, giysi ile namlu ucu arasında kalan mesafenin 4-100 cm olduğu,

Tabancalarda etkili atış mesafesinin 50-70 metre olduğu,

Belirlenmiştir.

Tanık… beyanında, arka bölmenin girişinde sanığın ayakta durduğunu, girişe göre sağda kalan kanepe de sırasıyla tanık …, maktul … ve işyeri sahibi mağdur …’in oturduğunu, sanığın elinde silahı görünce paniklediğini, tanık … ile birlikte sanığı sakinleştirmek için yöneldikleri, henüz sanığa hiçbir fiziksel temasta bulunmadan ellerini havaya kaldırdıkları esnada sanığın silahı ateşlediğini, sarhoş olduğu için olayı tam hatırlamadığını söylemiştir.

Tanık … ifadesinde, tekel bayiisinin arka tarafındaki odada kanepede maktul … ve mağdur … ile oturdukları esnada sanığın tuvaletten çıktıktan sonra mağdur ile karşılıklı küfürleştiklerini, hemen ardından silah sesi duyduğunu, o sırada maktul ile konuştuğunu ifade etmiştir.

Tüm bu deliller ışığında olay değerlendirildiğinde, sanık …’in suç tarihinden bir gün önce mağdur …’e ait tekel bayiine zorla girmeye çalıştığı, işyerinin camlarını kırdığı, tarafların tartıştıkları, ertesi gün mağdur … işyerinin arka kısmında bulunan bölmede yanında maktul …, tanıklar… ve … olduğu halde birlikte alkol aldıkları sırada sanık …’in yanında… isimli şahıs ile buraya geldiği, sanık …’in yalnız başına işyerinin arka kısmındaki bölmeye geçtiği, üzerindeki silahı çıkarıp silah mekanizmasını kurup mermiyi silah namlusuna verdikten sonra mağdur …’e doğru ateş ettiği, açılan ateş sonucu mağdurun hemen yanında bulunan maktul …’in sol göz altından isabet alarak öldüğü, olayın meydana geldiği yerin net olarak 380X300 cm boyutlarında dar bir alan olduğu, maktul ve mağdurun kanepe üzerinde yan yana oturdukları, olayda yapılan atışın yakın atış olduğu, yakın atışın, kriminal labaratuvarlarca yapılan deneme atışlarıyla tecrübe edilen mesafe

aralığının, kısa namlulu silahlarda, giysi ile namlu ucu arasında kalan mesafenin 4-100 cm olduğu nazara alındığında sanığın mağdur …’e yönelik yakın mesafeden atışının mağdurun yanında bulunan maktule isabet etmesinin mutlak ve kaçınılmaz olduğu, sanığın yakın mesafeden atışı sonucu maktulün öldüğü, kastının doğrudan kast olduğu, eylemine uyan kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1 maddesi uyarınca cezalandırılması için hükmün bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun olası kastla öldürme suçundan kurulan hükmün onanmasına dair kararına katılmamaktayım.