YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/392
KARAR NO : 2023/1642
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme biçimde nitelikli zimmet
HÜKÜM : Zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkûmiyet
Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2013/80 Esas, 2013/126 sayılı Kararının sanık müdafii, katılan ve suçtan zarar gören vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.06.2008 tarihli ve 2008/1337 Esas, 2008/72 Soruşturma, 2008/76 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2009 tarihli ve 2008/244 Esas, 2009/106 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Bahse konu kararın, sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 19.12.2012 tarihli ve 2011/7636 Esas, 2012/13291 sayılı Kararı ile sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 248 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğunun aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hak ve yetkiler ile sınırlı olarak uygulanması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar ile sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Suç vasfının tayinine, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine ve uygulama koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 248 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddeleri uyarınca sanığın cezasında indirim yapılarak eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
B. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Kurumları lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine, sanığın eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde basit zimmet suçundan hüküm kurulduğuna ve sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine yöneliktir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Temel cezanın belirlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında aynı gerekçe ile teşdit yapılması suretiyle fazla ceza tayin edildiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ödemiş Belediyesinde tahsildar olarak görev yapan sanığın, tahsilat makbuzlarının bilgisayar sistemindeki suretlerinde bir gün sonrasının tarihini yazarak irsaliye listesine girmeyip, bu makbuzlara konu miktarları bankaya yatırmayarak mal edinmek suretiyle zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; mahkemece, sanığın belirtilen fiilleri işleyerek 01.06.2007 ile 02.01.2008 tarihleri arasında toplamda 79.798,00 TL’yi zimmetine geçirdiği, olayın basit bir denetimle ortaya çıkabilecek nitelikte olduğu, hileli davranışlarla zimmetin ortaya çıkmasının engellenmediği kabul edilmiş ve zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, sadece 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2013/80 Esas, 2013/126 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 6. paragrafında yer alan “53/1. maddede belirtilen” ibaresinin “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.