YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4942
KARAR NO : 2009/8977
KARAR TARİHİ : 28.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 31.3.2009 Salı günü davacılar … vd tarafından gelen olmadı. Davalı … vekili Avukat …geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karar bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, mahkeme ilamına dayalı tazminat alacağını tahsil amacıyla ilam borçlusu … aleyhine yaptıkları icra takibi sırasında hiçbir mal varlığının bulunmadığını, ancak kendisine ait taşınmazı borçlarını ödememek amacı ile davalı …’ye sattığını öne sürerek alacaklarına yetecek oranda tapu kaydının iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan satışın muvazaalı olması nedeniyle davanın kabulüne ve davacının alacak ve ferilerine yetecek oranda tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü
şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir.Somut olayda borçlu olduğu bildirilen …’in kendisine ait taşınmazı davalı …’ye satmış olduğu öne sürüldüğü halde dava sadece 3. kişi olan Ramazan aleyhine açılmıştır. Borçlu … ile davalı … arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle dava dilekçesinin borçlu veya mirasçılarına tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Ancak borçlu …’in ölmüş olduğu ve en yakın mirasçılarının mirası reddettikleri dosya arasında bulunan Kadirli Sulh Hukuk mahkemesi dosyasından anlaşılmıştır. Mecburi hasım durumunda olan borçlunun en yakın mirasçılarının mirası reddetmesi nedeniyle konunun miras hukuku hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece mahallin sulh hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, anılan mahkemece borçlu için atanacak veya yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam olunması gerekirken bu yönler gözardı edilerek taraf teşkil edilmeden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 625.00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.