Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/12188 E. 2009/4333 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12188
KARAR NO : 2009/4333
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, bağımsız bölüm mülkiyetinin tespiti, tahliye ve kat irtifakının sona erdirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; tapu kütüğünde 12 bağımsız bölümlü olarak kayıtlı olan ve onaylı mimari projesine aykırı inşa edilmesinden dolayı 11 bağımsız bölüm içeren kat irtifaklı anayapıda, kayden bağımsız bölüm maliki olduğu halde fiilen kullandığı bağımsız bölüm bulunmayan müvekkilinin, 7 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunun tespitini, bu bağımsız bölümü kullanan kişinin tahliyesi ve boş olarak teslimini, bunun mümkün olmaması halinde anataşınmazdaki kat irtifakının sona erdirilmesi ile paylı mülkiyete dönüştürülmesini istemiştir.
Dosyaya getirtilen tapu kayıt örneğinin incelenmesinden; davaya konu edilen anayapının, üzerinde yer aldığı taşınmazda 12 bağımsız bölümlü kat irtifakının kurulu olduğu, yapının fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin tamamının fiilen kullanıldığı, bu bağlamda Kat Mülkiyeti Yasasının 17.maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulun gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Kat irtifaklı bir anataşınmazın onaylı mimari projesine aykırı inşa edilmesi nedeniyle ortaya çıkan ve sonuç olarak anılan Yasanın 49.maddesi hükmü uyarınca kat irtifakının sona erdirilmesi istemini içeren uyuşmazlıkların Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinin uygulanmasıyla çözümlenmesi gerekmekte olup, sözü edilen Yasanın Ek 1.maddesi hükmüne göre bu tür uyuşmazlıklar, dava değerine bakılmaksızın, sulh hukuk mahkemelerinin görevine dahildir.
Mahkemece bu yön gözetilerek, davaya sulh hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasıyla ilgili hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.