Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/15032 E. 2023/296 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15032
KARAR NO : 2023/296
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/30 E., 2015/54 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2014/30 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 16 ay 3 gün hapis ve 2.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, sahte olarak düzenlenen reçetelerde yazılı ilaçları almak için reçeteleri müştekilerin işletmeciliğini yaptıkları eczanelere götürerek verdiği, reçetelerdeki ilaçların hemen temin edilebilen ilaçlardan olmaması nedeniyle eczane sahibi müştekilerin ilaçları ecza deposundan temin edip teslim etmek üzere sanığa randevu verdikleri, ancak eczane sahiplerinin prosedürleri gereği reçetelerin arkasına adını ve telefon numarasını yazarak imzalamasını istemeleri üzerine yakalanmamak için reçetelerin arkasına hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen F.E. adlı kişinin ismini yazıp imzaladığı, daha sonra M.S.nin kalfa olarak çalıştığı eczaneye randevu saatinde giderek 2.041.98 TL bedelli ilaçları teslim alıp eczaneden ayrıldığı, bu şekilde diğer müştekilerin işletmeciliklerini yaptıkları eczanelerden de ilaçları almak için harekete geçtiği, ancak N. Eczanesini işleten müşteki V.nin kendilerine bırakılan reçetenin sahte olduğundan şüphelenerek olayı kolluk kuvvetlerine bildirdiği, bunun üzerine kolluk kuvvetlerinin N. Eczanesinde sanığı beklemeye başladıkları, bir süre sonra sanığın reçetedeki ilaçları teslim almak için eczaneye gittiğinde kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığı, soruşturma işlemleri sırasında reçeteleri getirip arkasına F.E. ismini yazıp imzalayan kişi olarak bütün müştekilerin canlı teşhis işleminde sanığı teşhis ettikleri, N. Eczanesinin yakınında sanığın kullandığı 21… plaka sayılı aracın tespit edildiği, araçta yapılan arama sonucunda reçete verdiği eczanelerin isimlerinin yazılı olduğu not kağıdı ile cep telefonlarının ve Ö. Eczanesinden aldığı ilaçların ele geçirildiği, dolayısıyla sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden teşebbüs aşamasında kaldığı, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, suça konu reçetelerin düzenlendikleri hastane olarak görünen Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesine yazılan yazıya verilen cevapta, suça konu reçetelerin hastanelerinde kayıtlı olmadıklarının, ilgili hekimler tarafından düzenlenmediklerinin ve sahte olduklarının belirtildiği, her ne kadar sanık suça konu reçeteleri kendisine F.E. adlı kişinin vererek eczanelere gönderdiğini savunmuş ise de, soruşturma sırasında F.E.nin bulunarak savunmasının alındığı ve sanığa teşhis işleminin yaptırıldığı, sanığın F.E. adlı kişiyi teşhis edemediği, reçeteler üzerinde yaptırılan kriminal inceleme sonucunda reçetelerin arkasında yazılı bulunan F.E. yazısı ile imzaların sanığın eli ürünü olduklarının tespit edildiği, dolayısıyla sanığın suçtan kurtulmak için F.E. adlı kişinin ismini belirttiği, böylece zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna teşebbüs ile zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 20.11.2013 ve 13.12.2013 tarihli ekspertiz raporları, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesinin cevabi yazıları, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcut olup suça konu reçete belgelerinin adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Gerçekleşme şekline olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere, sanığın sübut bulan kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması; hükümler kurulurken tayin olunan sonuç hapis cezalarının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunda 2 yıl 4 ay 3 gün yerine 1 yıl 16 ay 3 gün ve resmi belgede sahtecilik suçunda 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay şeklinde belirlenmesi; haksız menfaat miktarının 2.041.98 TL olduğu cihetle 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e-son) bendi uyarınca tayin olunacak adli para cezasına esas gün sayısının 204 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapılması yerine 180 gün olarak belirlenen adli para cezası üzerinden uygulama yapılması suretiyle eksik cezalar tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2014/30 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.