Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7657 E. 2023/474 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7657
KARAR NO : 2023/474
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Tasarlayarak öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 Tarihli ve 2021/143 Esas, 2022/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tasarlayarak öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/1616 Esas, 2022/1674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 8 inci bendinde yer alan adli emanetin 2020/1090 ile 2021/216 sıralarında kayıtlı eşyalar ile ilgili ibarelerinin hükümden çıkartılması, 10 uncu bendinde yer alan “Adli emanetin 2021/23 sırasında kayıtlı kovan ve mermi çekirdeği gömlek parçası ile” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “Adli emanetin 2021/23 sırasında kayıtlı kovan ve mermi çekirdeği gömlek parçasının 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince müsaderesine” ibaresinin yazılması, 10 uncu bendinde yer alan “Adli emanetin 2021/448 ve 2020/1197 sırasında kayıtlı eşyalar ile” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “Adli emanetin 2021/488 ve 2020/1197 sırasına kayıtlı eşyaların karar kesinleştiğinde hak sahiplerine iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilen hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Suç kastının bulunmadığına ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirmediğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine bu nedenle olayda 5237 sayılı Kanun’un 87 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının gerçekleştiğine,

3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Tanıklar … ile … nun beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün ve babası … arasında olay öncesinde husumet bulunduğu, bir kısım olaylar yönünden herhangi bir müracaatın bulunmadığı ancak taraflarca husumetin kabul edildiği, bir takım olayların ise adli makamlara yansıdığı, yaşanan olaylardan 05.07.2020 tarihli Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/4342 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen olay nedeniyle sanığın maktulü öldürmeye karar verdiği, maktulün Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/4342 soruşturma sayılı dosyasında 10.09.2020 tarihinde şikayetçi olduğu ve sanığın kendisini ölümle tehdit ettiğini beyan ettiği, sanığın maktulün öldürülmesinden bir gün önce 09.11.2020 günü 17.00 sularında sanığın maktulün ikametinin bulunduğu ….., Mahallesi ….., Sokak civarına geldiği ancak maktulle karşılaşmadıkları, 10.11.2020 günü ise sanığın 16.20 sularında üzerinde bulunan tabancası ile maktulün evinin yakınlarında gelerek beklemeye başladığı, maktulün tanık …., ile birlikte araçla evinin önüne geldiği ve araçtan inerek aracın şoför camından tanık ….,. ile bir şeyler konuştuğu, bu esnada sanığın maktulün kendisini görmemesi için gizlenmeye çalıştığı, daha sonra maktulün tanık…..,’nin yanından ayrılarak evine yöneldiği esnada sanığın…., Çayevi önü civarında kendisini gizlemeye çalıştığı aracın arkasından çıkarak belinde bulunan silahını doldurduğu ve hızla maktulün bulunduğu tarafa yöneldiği, maktule ‘Volkan’ diye seslenerek hiç beklemeden ateş etmeye başladığı ve maktulün vurulması üzerine olay yerinden koşar halde kaçarak uzaklaştığı, 12.10.2020 tarihinde Karakoyunlu İlçe Jandarma Komutanlığına teslim olduğu olayın oluş şekli olarak kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
A) Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
Takdirî İndirim
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu olup olmadığı, yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; “sanığın sabıkasız geçmişi yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak” şeklindeki gerekçeye istinaden sabıkasız olan ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışı bulunmayan sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmasına karar verilmesi karşısında, Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B) Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Tasarlama
Yerleşik yargısal kararlarda kabul edildiği ve tereddütsüz bir şekilde uygulandığı üzere, tasarlamadan söz edilebilmesi için failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 16.04.2013 tarihli ve 2013/3 Esas, 2013/144 Karar sayılı kararı, 26.06.2012 tarihli ve 2012/67 Esas, 2012/258 Karar sayılı kararı, 12.06.2012 tarihli ve 2012/560 Esas, 2012/227 Karar sayılı kararı, 25.01.2011 tarihli ve 2011/122 Esas, 2011/7 Karar sayılı kararı, 16.02.2010 tarihli ve 2010/251 Esas, 2010/25 Karar sayılı kararı, 02.02.2010 tarihli ve 2010/239 Esas, 2010/14 Karar sayılı kararı, 15.12.2009 tarihli ve 2009/200 Esas, 2009/290 Karar sayılı kararı, 03.10.2006 tarihli ve 2006/30 Esas, 2006/210 Karar sayılı kararı, 13.11.2001 tarihli ve 2001/239 Esas, 2001/247 Karar sayılı kararı ile 28.04.1998 tarihli ve 1998/117 Esas, 1998/155 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın olaydan bir gün öncesinde maktulün ikameti civarında keşif yaptığı, olay günü de bir önceki gün ile aynı saatlerde maktulün ikametinin olduğu yere silahlı bir şekilde gittiği ve saklandığı, buna göre de hazırlıklı olduğu, yine maktulün ikameti önüne gelmesi üzerine koşarak maktule yöneldiği ve maktule seslenerek hiç beklemeden doğrudan ateş etmeye başladığı, sanığın maktulü öldürmeye olaydan en az bir gün önce eylemi nasıl gerçekleştireceğini planlayarak kesin olarak karar verdiği, olaydan bir gün önce maktulle karşılaşmaması nedeniyle olay günü kararlılıkla maktulün ikametinin bulunduğu yere gittiği, soğukkanlı bir şekilde kendini gizleyerek maktulle karşılaşmak için gayret ettiği ve maktulün ikametine geldikten sonra yöneldiği anda eylemini gerçekleştirdiği yönündeki kabulde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suç Kastı ve Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
Somut olay değerlendirildiğinde; sanığın olay öncesinde park halindeki bir aracın arkasında saklandığı maktulün olay yerine gelmesi üzerine saklandığı yerden çıkarak maktule “Volkan” diye bağırdıktan sonra tabancasıyla doğrudan maktule dört el ateş ederek kolundan, bacağından, kalçasından ve kasık bölgesinden vurduğu, eylemi sonrasında koşarak olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmakla, maktulün ölümüne sebep olan yaraların yeri ve niteliği karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız Tahrik
Taraflar arasında önceye dayalı husumet ve adli birimlere de intikal etmiş olayların bulunduğu, sanığın maktul ile aralarındaki husumet nedeniyle dava dosyasına konu eylemi gerçekleştirdiği, sanığın silahlı bir şekilde olay yerine gittği, olayda sanığa yönelik maktulden kaynaklı herhangi bir eylemin bulunmadığı, sanığın makulün kendisine ağır hakaretler ederek üzerine yürüdüğü şeklindeki savunmasının tarafsız tanık beyanı dikkate alındığında gerçek olmadığı ve suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu,

taraflar arasında adli birimlere yansıyan olay üzerinden ise geçen süre de dikkate alındığında bu haliyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı şeklindeki kabulde isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Delillerin Değerlendirilmesi
Tanıklar M.Ö. ile O.E.’nin görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları ve tarafsız oldukları anlaşıldığından mahkemece bu tanıkların beyanına itibar edilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/1616 Esas, 2022/1674 Karar sayılı kararında katılanlar vekili, sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.