Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14087 E. 2023/295 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14087
KARAR NO : 2023/295
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/789 E., 2022/2001 K.
DAVACILAR :1- … 2- … 3- …
vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ : 23.12.2019
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/440 E., 2021/34 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi …’in yaşlılık aylığına hak kazandığı 01.02.2015 tarihinden vefat tarihi olan 22.01.2019 tarihine kadar biriken tüm yaşlılık aylıklarını almaya hak kazandığının tespitine, biriken aylıkların yasal varisleri olan davacılara miras hisseleri oranına ödenmesi gerektiğinin tespitine, davalı Kurumun aksi yöndeki 04.10.2019 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davaya karşı zamanaşımı def’inde, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacılar murisinin 21.03.2015 tarihindeki yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, davacılar murisinin 01.02.2015 tarihinden vefat tarihi olan 22.01.2019 tarihine kadar ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının davacılara miras hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacıların murisi sigortalının işe girdiği için, aylığının 21.03.2015 tarihinde kesildiğini, davacıların murisinin SGDP tabi çalışmasının olmaması ve buna ilişkin hiçbir talebinin bulunmamasına rağmen Mahkemece verilen kabul kararının haksız ve hatalı değerlendirmeye dayandığını, dava dilekçesinde açıkça 04.10.2019 tarihli Kurum işleminin iptalinin istendiğini, Mahkemece “21.03.2015 tarihindeki yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline” karar verildiğini, kararın bu yönden de “taleple bağlılık ilkesine” aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 05.01.2015 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, şartları oluşmadığından talebinin reddedildiği, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 07.08.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verildiği, … 23. İş Mahkemesi’nin 21.06.2018 tarih 2015/88 Esas, 2018/221 Karar sayılı), kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, davacıların murisinin biriken aylıkların ödenmesi için Kuruma müracaat ettikleri, Kurum tarafından davacıların murisinin 05.01.2015 tahsis talebinden sonra 21.03.2015 tarihinden itibaren sigortalı çalışması bulunduğu, bu çalışmalar yönünden SGDP kapsamında çalışma talebi bulunmadığından sigortalı çalışma başlangıç tarihi itibariyle aylıkların kesilmesi gerekeceği, 01.02.2015-21.03.2015 arası aylık ödemesinin mümkün olabileceğinin belirtildiği, davacıların murisinin tahsis tarihi itibariyle yaşlılık aylığı hakkı kazanmış olup, yaşlılık aylığı aldıktan sonra sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceği, davacıların murisinin 01.02.2015 tarihinden vefat tarihine kadar hakettiği aylıkların davacılara ödenmesi gerektiği, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davalı Kurumun istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesindeki taleplerini yinelemek ve Kurum aleyhine hükmedilen yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirtmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, somut olayda davacılara murisleri sigortalının biriken yaşlılık aylığının ödenmesi gerekip gerekmediğinin tespiti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1-Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 14/1-a. maddesi ile 506 sayılı Kanun’un 3/II-C maddesidir. 506 sayılı Kanun’un 3/II-C maddesinde kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından malûllük veya emekli aylığı almakta iken bu Kanuna tabi sigortalı bir işte çalışanların 78’inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 63’üncü madde hükmüne göre sosyal güvenlik destek primi kesileceği, bunlardan kendi kanunlarına göre görev malûllüğü aylığı bağlanmış olanlar Kurumdan yazılı istemde bulundukları takdirde, haklarında istem gününü izleyen aybaşından itibaren malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının da uygulanacağı öngörülmüştür.

2- Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un Geçici 14/1-a maddesi “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malûllüğü, malûllük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında; bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hariç olmak üzere sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ancak; a) Bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı 80’inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına yüzde 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. Yüzde 30 oranının dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Bunlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.” hükmüne amirdir.

3- 506 sayılı Kanun’un 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanunun 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2-İnceleme konusu eldeki davada, davacıların murisinin 05.01.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin olarak açmış olduğu davanın ise murisin 22.01.2019 tarihinde vefat etmesinden sonra, Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 11.09.2019 tarihinde kesinleştiği, davacıların 19.09.2019 tarihinde Kuruma başvuruda bulundukları, Kurumun 04.10.2019 tarihli yazısı ile davacılar murisinin 21.03.2015-20.07.2017 tarihleri arasında geçen 5510 sayılı Yasa 4/a kapsamında fiili çalışmalarından dolayı 01.02.2015-21.03.2015 tarihleri arasında birikmiş yaşlılık aylığı ödemesinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

3- Bu durumda, davacılar murisinin 5510 sayılı Yasa 4/a kapsamında fiili çalışmalarının olduğu dönemde davalı Kurum ile aralarında devam eden bir uyuşmazlığın varlığı söz konusuyken ve bu nedenle de murise henüz yaşlılık aylığı bağlanmamışken Kurumun davacıların başvurusu sonrası geçmişe yönelik yaşlılık aylığı ödemesinde bulunurken davacılar murisinin 5510 sayılı Yasa 4/a kapsamında geçen fiili çalışmalarını SGDP kapsamında geçen çalışma olarak nitelendirmesi usul ve yasaya aykırıdır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.