YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9182
KARAR NO : 2009/8488
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde ve 30.10.2007 tarihli talebi açıklama dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalıya ihbar yapıldığını ve hasar dosyası açıldığını, eksperin talimatı ile aracın Diyarbakır’a nakledildiğini, davalı ile hasar bedeli konusunda anlaşmazlık olduğunu, ancak davalının tevdii mahalli tayini ile yatırdığı 8.000,00.TL.nın müvekkilince ihtirazi kayıtla tahsil edildiğini ileri sürerek, tevdii mahalline yatırılan 8.000,00.TL.nın ihbar tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş 1.000,00.TL. ticari avans faizi ile 13.000,00.TL. araç hasarı bedeli, 300,00.TL. nakliye bedeli,50,00.TL.da aşkın sigorta nedeniyle prim iadesi bedeli olmak üzere toplam 14.350,00.TL. tazminatın ihbar tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline ve kaza tarihinden itibaren tahakkuk edecek Motorlu Taşıtlar Vergisinden (M.T.V.) davalının sorumlu olduğunun belirlenmesine karar verilmesini talep etmiş, 24.11.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de; araç hasarına ilişkin maddi tazminat taleplerini 12.212,00.TL.na indirdiklerini, prim iadesi taleplerini ise 838,00.TL.na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın hasar bedeline ilişkin olması nedeniyle hakem bilirkişi prosedürünün uygulanması gerektiğini, müvekkilinin gerçek zarardan sorumlu olduğunu, buna göre belirlenen rayiç bedelden sovtaj bedeli düşülerek
8.000,00.TL.nın davacıya ödenmiş olduğunu,aracın davacının elinde olduğunu, davacının vergi borcu ve faiz talebinin de yerinde olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile toplam 8.027,33.TL. tazminat bedelinin (bakiye araç hasar bedeli ve çekici ücretinden ibaret) 6.300,00.TL.sına 26.1.2007 temerrüt tarihinden itibaren, 838,00.TL.aşkın sigorta nedeniyle prim iadesi bedeline de 12.7.2007 dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava,kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2. maddesi hükmü uyarınca “onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur” hükmü öngörülmüştür.
Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, davalı … meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, sigortacı tarafından davacı … ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Somut olayda; davacı tarafın aracın hurdasını istemediği, hurdanın davalı … şirketine bırakılmasını istediği, seçim hakkını bu yönde kullandığı açık olmakla beraber, dosyada mevcut tarihsiz muvafakatnameye göre, davacının sigortalı aracı … isimli kişinin kullanımına bıraktığı, adı geçen kişinin kullanımına muvafakat ettiği de belirtilmiştir. Dosya kapsamından, mahke-
mece 13 AF 555 plakalı sigortalı aracın taraflardan hangisinin yedinde olduğu tam olarak açıklığa kavuşturulmuş değildir. O halde, mahkemece sigortalı aracın trafik kazasından sonra tamir edilip edilmediği, kullanılıp kullanılmadığı, kimin elinde ve taraflardan hangisinin hakimiyetinde bulunduğu araştırılıp tespit edildikten sonra, dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece, davacının Motorlu Taşıtlar Vergisinden davalı tarafın sorumlu olduğunun belirlenmesi yönündeki talebi hakkında olumlu, olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetli görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz davacı ve davalıya geri verilmesine 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.