Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5761 E. 2009/8664 K. 21.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5761
KARAR NO : 2009/8664
KARAR TARİHİ : 21.12.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye tic Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesiyle, davalıya zorunlu, ihtiyari mali sorumluluk ve ferdi kaza koltuk sigortası ile sigortalı olan araç ile kaza yapan davacıların sürücü ve yolcu olan murislerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı… için 60.368 TL, … için 21.911 TL, …., için 23.023TL , …., için 22.300 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesiyle, davacının murisi olan sürücünün tam kusurlu olması nedeni ile zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacıların murisi olan sürücü tam kusurlu olduğundan zararın teminat dışı bulunduğu gerekçesi ile
davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde ise, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder”,İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1.maddesinde de “Sigortacı, poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bu madde hükümlerine göre, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür.
Diğer yandan; aynı kanunun 92/b ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-3/c maddelerinde, “işletenin, eşinin, usul ve füruunun, kendisini evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekleri taleplerin” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamı dışında kaldığı belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre, Zorunlu ve ihtiyari Mali Sorumluluk Sigortasının asıl amacının, üçüncü kişilere verilecek zararların güvence altına alınması ilkesinin bir tekrarı olmaktadır. Ne varki, sözü edilen maddelerde “bedensel zararlardan” söz edilmemiş, sadece “mal zararlarının” güvence kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Destek zararı; ölenin değil üçüncü kişilerin üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarardır. İşletenin yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığı açıkça Karayolları Trafik Kanunun da düzenlenmediği gibi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında da, bu yolda bir sınırlamaya yer verilmemiştir.
Hal böyle olunca; sürücünün ölümü nedeni ile onun desteğinden mahrum kalanların, işletenden ve onun sigortacısının destek tazminatı talebinde bulunabilecekleri ilke olarak benimsenmelidir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, zarar verici bir olay sonucu ölen sürücünün ekonomik desteğinden yoksun kalanların uğradıkları zarar, ölen sürücünün değil, destekten yoksun kalanların, bir başka ifade ile, işletene göre üçüncü kişi durumunda olanların üzerinde doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarar olup, destekten yoksun kalanlar bu zararlarının tazmini için zarar sorumlusundan istemde bulunabilirler. Ancak, yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olabilmeleri hukuken mümkün bulunmayıp, sürücünün ve dolayısıyla destek tazminatında bulunanların, kendi kusurlarından yararlanamazlar.
Bu durumda, işletenin destek sağlayan kişiye karşı ileri sürebileceği def’ileri, destekten yoksun kalanlara karşı ileri sürebilecek olmasına göre işleten, zararın oluşumunda sürücünün de birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek BK.nun 44/1 maddesi gereğince, tazminatın sürücünün kusuru oranında indirilmesini isteyebilir. Zira trafik kazası sonucu ölenin desteğinden yoksun kalanların Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısına yöneltebilecekleri yansıma yolu ile oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutarı, işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadar olmalıdır. Dairenin son uygulamaları da bu yöndedir.
O halde, dava konusu olayda davacıların murisi sürücü … …’in kullandığı araçla tam kusurlu olarak yaptığı kaza sonucu ölümü nedeniyle talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin, dolayısıyla onun sorumluluğunu üstlenmiş zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının sorumlu tutulması mümkün olmadığından davacıları bu poliçelere yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin ölen sürücü yönünden ferdi kaza koltuk sigortasına ve ölen yolcu yönünden tüm sigorta poliçelere yönelik temyiz itirazına gelince;
Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 1. ve 2 . maddeleri gereği “ani ve harici bir hadisenin tesiri ile sigortalının iradesi dışında ölmesi veya cismani bir arızaya maruz kalması durumunda sigortacı sigortalıyı sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların neticelerine karşı temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Ferdi kaza koltuk sigortası, maktu bir sigorta türü olup, davacıların murisinin kullandığı araç davalıya 15.000 TL limitle sürücü ve yolcu ferdi kaza koltuk sigortalıdır. Bu nedenle davacıların ölen sürücü yönünden ferdi kaza koltuk sigortasına ve ölen yolcu yönünden tüm sigorta poliçelere yönelik taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 21.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.