Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/458 E. 2023/325 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/458
KARAR NO : 2023/325
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

iNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1109 E., 2021/1544 K.
DAVA TARİHİ : 07.08.2017
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/220 E., 2020/339 K.

Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin kurucu üyelerinden olduğunu, üyeliği karşılığında 39 no.lu bağımsız bölümün müvekkiline ait olduğunu, kooperatife toplamda 116.000,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca üyelik aidatlarına mahsuben kooperatif adına Rize Belediyesine toplamda 131.409,00 TL para yatırdığını, ancak davalı kooperatifçe bu ödemelerin sonradan kabul etmediğini ileri sürerek bakiye aidat borcunun tespiti ile depo edilmesine ve taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı kooperatifin bir dönem yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, davacının üyeliğe karşılık müvekkiline sadece 116.000,00 TL ödemede bulunduğunu, ödenmemiş 170.896,00 TL borcun olduğunu, bu nedenle davacıya üyelikten kaynaklı borçlarının ifası için iki haklı ihtar gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine 22.12.2016 tarihli yönetim kurulu kararı uyarınca davacının üyelikten çıkartıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatif tarafından davacıya ödemediği aidat borçları nedeniyle belirtilen süre içinde borcunu ödemediği taktirde ortaklıktan çıkarılacağı yönünde iki kez ihtarname gönderildiği, ihtarların sonuçsuz kalması üzerine yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarıldığına dair gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemediği, davacı vekiline gerekli işlemleri yapması için süre verildiği ve ihraç kararının davacıya 21.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı yanca ortaklıktan çıkarılma kararına karşı 3 aylık hak düşürücü sürede iptal davası açılmadığından ihraç kararının kesinleştiği, davacının üyelikten çıkartılmasına bir itirazı olmamakla birlikte tamamiyle kooperatif üyeliğine bağlı olarak elde edilebilecek tapu hakkını talep ettiği, bu hakkın ancak kooperatif üyesi olunması ve anasözleşmede belirtilen yükümlülüklerin yerinde getirilmesi halinde kazanılacak bir hak olduğu, davacının istemine konu taşınmazın ihraç olmasına rağmen davacı adına tescil edilmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ihraç kararından 4 yıl, dava tarihinden 3 yıl sonra ve yargılamanın devamı sırasında müvekkilinin eşine yapıldığı beyan edilen tebliğdeki imzanın müvekkilinin eşine ait olmadığını, usulüne uygun yapılan bir tebligatın söz konusu olmadığını, dava sırasında çıkma kararının tebliğe çıkartılmasının kötü niyetli sayılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek aidat borcunu depo etmeye hazır olduklarını, çıkarma kararının geçerli olabilmesi için öncelikli olarak müvekkilin ödemiş olduğu aidatların kendisine iade edilmesi gerekiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının üyelikten kaynaklı haklara bağlı olarak dava açmasına, her ne kadar dava öncesinde üyelikten çıkartılmaya ilişkin yönetim kurulu kararı davacıya tebliğ edilmemiş ise de söz konusu kararın yargılama sırasında 21.07.2020 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine, davacı tarafından yargılama sırasında tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik savunmada bulunulmamış olması nedeniyle yargılama sırasında ileri sürülmeyen bu hususun istinaf aşamasında ileri sürülemeyecek olmasına, ihraç kararının yargılama sırasında tebliğ edilmesinin de hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmemesine, ihraç kararının tebliğine ve davacının üyelikten ihraç edildiğine yönelik savunmalara karşın davacı tarafından ihraç kararının iptali istemiyle dava açılmadığı, bu yönde savunmada bulunulmadığından bu haliyle kararın verildiği 24.11.2020 tarihi itibariyle davacının davalı kooperatifin üyesi olmadığı anlaşılmakla üyelikten kaynaklı hak niteliğindeki tapu iptali ve tescil istemi yönünden taraf ehliyetinin (aktif husumet ehliyetinin) bulunmamasına, davacının çıkma payına ilişkin talebinin veya bu yönde yapılmış bir ıslahın olmaması nedeniyle buna ilişkin bir hesaplama yapılmasına da gerek görülmemesine göre istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif yönetim kurulu kararıyla hakkında kooperatif üyeliğinden ihraç edilen ortağın tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci, 50 nci ve 114 ncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacı taraf kooperatif üyesi olduğundan bahisle bakiye aidat borcunun tespiti ile depo kararı verilmesine, kendisine ait olan bağımsız bölümün davalı kooperatif adına olan tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davalı kooperatif de davacının üyelikten ihraç edildiğini savunmuştur. Somut olayda, davacının 22.12.2016 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararıyla kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği, ihraca ilişkin ihtarnamenin 26.12.2016 tarihinde adreste tanınmadığından bahisle iade geldiğinin anlaşılması üzerine ihraca ilişkin ihtarnamenin yargılama sırasında 21.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın tebligat usulsüzlüğüne ilişkin yargılama sırasında herhangi bir itirazının olmadığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16 ncı maddesi 3 üncü fıkrası (aynı yönde kooperatif ana sözleşmesinin 14 üncü maddesi 2 nci fıkrası) gereğince çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde bu kararın kesinleşeceği hükme bağlandığı, bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu, davacı tarafça süresinde ihraç kararının iptali istemiyle dava açmadığı, açtığı yönünde de bir beyanının olmadığı, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.