YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27760
KARAR NO : 2023/73
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2.240 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden; Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekçesiyle hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkeme kararının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğu, somut delil bulunmadığı, katılanın soyut iddiaları ve yanlı tanık beyanları ile hüküm kurulduğu, olayın asıl mağdurunun kendisi olduğu, sabıkalı oluşunun suçlu olduğu anlamına gelmeyeceği, lehine hususların uygulanmadığı, belirttiği nedenler ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan … ile sanık … arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, katılan …’nin tanık …’in iş yerine gittiği, sanığın da kahvede bulunduğu, katılanın sanığa ..p… g…ş, boynuz tak dolaş …’ta … diyerek hakaret ettiği, daha sonra aynı gün katılanın yanında tanıklar … ve … bulunduğu, sanık ile yolda karşılaştıkları, sanığın katılana o… sizi gezdirmeyeceğim demedim mi sizi yaşatmayacağım, süreceğim buradan, senin ölümün benim elimden olacak ya da seni sakat bırakacağım demek suretiyle tehdit ettiği, ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının anlaşılamadığı Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında inceleme konusu dosyada 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 4 üncü maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğinden Tebliğnamedeki basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Katılanın aşamalardaki uyumlu beyanları ve onu doğrulayan tanıklar … ve …’ın ifadeleri karşısında, sanığın tehdit suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Sanığın adli sicil kaydı incelenmek suretiyle Mahkemece Şartları oluşmadığından CMK’nın 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 inci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/425 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.