YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33642
KARAR NO : 2023/15599
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Katılan sanık vekilinin, müvekkili hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin yanı sıra sanık … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını da temyiz etmiş ise de; bu kararların aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Katılan sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… (Kapatılan) … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 Tarihli ve 2015/434 Esas, 2015/1026 Karar Sayılı Kararıyla,
1. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Sanık … hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
3. Katılan sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 kez 2 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık vekilinin temyiz isteğinin, sanık …’nın hakaret etmediğine ve atılı suçu işlediğine dair soyut beyandan başka delil olmadığına, ilk haksız hareketin katılandan geldiğine, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabileceğinin gözetilmediğine, hükmolunan cezaların usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık … hakkında haksız tahrik indiriminin uygulanmasına ve mahkûmiyete karar verilmesine rağmen katılan … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nin ameliyat olmak için hastaneye gittiği, hastane çalışanı olan sanık …’nın gösterdiği odayı beğenmemesi üzerine taraflar arasında çıkan tartışmada, sanığın, katılana yönelik “S.. git, seninle mi uğraşacağım, ne yaparsan yap lan a… koduğum.” dediği, sanığın kızı olan katılan …’ye karşı “Sen sus a… koduğum, siz kimsiniz, burası benden sorulur, gidin kime şikayet ediyorsanız edin.” diyerek hakaret ettiği, katılanın da sanığa karşı hakaret ve tehdit niteliğinde sözler söylediği Mahkemece kabul olunarak sanık hakkında hakaret suçundan iki kez mahkumiyet hükmü kurulup, eylemlerin karşılıklı işlendiği ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasında indirim yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanık … aşamalarda, atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan …’nin oluşa ilişkin anlatımları istikrarlıdır.
4. Katılan … beyanlarında, sanığın, kendisine ve babası olan katılana hakaret ettiğini belirtmiştir.
5. Tanıklar …, … ve …, sanık …’nın anlatımını doğrular mahiyette ve birbiriyle uyumlu beyanda bulunmuşlardır.
6. Soruşturma evresinde bilgisine başvurulan …’nın ifadesi, katılan …’nin beyanını destekler niteliktedir.
7. Olaya ilişkin 13.02.2015 tarihli tutanak ile beyaz kod bildirim formu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/1 3 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Katılan …’nin kendisine hakaret edildiğine dair anlatımının, katılan …’nin beyanıyla desteklenmesine karşın, sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi ve tanıklar …, … ile …’nin, sanığın savunmasını doğrular nitelikte beyanda bulunmaları karşısında, olaya dair bilgisi olduğu anlaşılan ve soruşturma aşamasında beyanı alınan …’nın tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve sonucuna göre tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden ve hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığının da açıklanıp tartışılmasından sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Sanığın, katılan …’ye hakaret ettiğine dair katılanın beyanı dışında somut bir delilin bulunmamasına karşın, sanığın atılı suçu inkara yönelik savunması karşısında, katılanın anlatımına hangi nedenle itibar edildiği açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4. Kabule göre de,
a. Sanığın eylemlerini, kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı olayın devamı niteliğindeki davranışlarla, birden fazla katılana karşı gerçekleştirmesi karşısında, hakaret suçundan belirlenecek temel cezanın sadece 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırılması gerekirken, ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
b. Sanık hakkında katılan …’ye karşı hakaret suçundan kurulan hükümde, katılanın sanığa yönelik hakaret olarak nitelendirilen hangi sözleri söylediğinin ve haksız hareket olarak değerlendirilen hangi davranışta bulunduğunun kabul edildiği açıklanıp tartışılmadan, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılması,
c. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak sonuç cezanın “1 ay 20 gün” yerine “2 ay 20 gün” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Nedenleri bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına İlişkin
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelenmek üzere dava dosyasının, oy birliğiyle, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.