Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/4208 E. 2009/11312 K. 07.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4208
KARAR NO : 2009/11312
KARAR TARİHİ : 07.12.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, projeye aykırılığın eski hale getirilmesi ve ecrimisil istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Mahkemece onaylı mimari projeye aykırı olarak yapılmış olduğu saptanan değişikliklerin yıkılarak eski hale getirilmelerine ve bu iş için, Kat Mülkiyeti Yasasının 33.maddesi uyarınca, davalılara uygun bir süre verilmesiyle yetinilmesi gerekirken hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde eski hale getirme masraflarının 3600 YTL olduğunun tespiti ve davacı tarafından değişikliklerin eski hale getirilmesinin davalıların bağımsız bölümüne girilmesi sonucunu doğuracağı gözardı edilerek istem de olmadığı halde davalılar tarafından eski hale getirilmezse eski hale getirilmesi için davacıya izin verilmesi,
2- Davalıların, bağımsız bölümlerine dahil ettikleri bahçe ortak yerlerden olup buradan tüm kat malikleri arsa payları oranında kullanım hakkına sahiptir. Niteliği itibarıyla ortak alan olan bahçeler kural olarak gelir getirici bir yer özellik taşımaz. Bundan ayrı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre ortak mülkiyete tabi bir yeri paydaşlardan birinin kendi kullanımına özgülemesi durumunda diğer paydaşların ecrimisil isteyebilmeleri için öncelikle bu şekilde kullanıma son verilmesini ihtar etmelerine rağmen kullanımın sürdürülmesi gerekir. Somut olayda ortak kullanıma konu olan bahçeye kendi bağımsız bölümlerine dahil ederek müdahalede bulunan davalıların önceden uyarıldığı yolunda bir kanıt bulunmadığı gibi bu yer gelir getirici bir özelliğe de sahip olmadığından davacının bu yöndeki isteminin reddi gerekirken bilirkişi tarafından hesaplanan ecrimisile hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.