YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4669
KARAR NO : 2023/9236
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2014 tarihli ve 2014/250 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/610 Esas, 2015/875 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Bucak Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/610 Esas, 2015/875 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/1863 Esas, 2019/4828 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında açılan kamu davasında, alacağın tahsil amacıyla yakınanın tehdit edildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin daha az cezayı gerektiren hal ve/veya yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/611 Esas, 2019/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eylemin 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturabileceği, bu suçtan yargılama yapma ve delilleri takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
5. Görevsizlik kararı üzerine Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/164 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/1-1. cümle, 35 inci maddelerinde düzenlenen tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın olay tarihinden önceki davranış ve konuşmaları ile yanındaki kişilerle birlikte katılanın iş yerine gelmesi birlikte değerlendirildiğinde beraat kararının kaldırılması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın, katılanı telefon aracılığı ile arayarak elinde bulunan senet borcuna istinaden ölümle tehdit ettiğinin iddia edildiği, anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/1-1. cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sorgu tarihi olan 22.12.2014 günü olduğu ve bu tarihten, inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/164 Esas, 2020/491 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.